Editörün Seçtikleri Manşet

Sözde Tokat’a yeşil alan kazandıracaklarmış…

Sayın başkan, burası siz gelmeden önce zaten yeşil alandı. Burayı tokatlılara kazandıranların emeklerine yazık ediyorsunuz… Tokatlılar sizden böyle bir şey istemiyor.

Kendilerine ayrılan bölümdeki binaları yıkacaklarını söyleyen Başkan sadece bir tanesini çalışanlarının kadın olacağı “Kadınlar Kıraathanesi” yapacaklarını söylüyor.

 Tokat Belediye Başkanı belki de bu sözde projeyle bir ilki gerçekleştirecek.

Tokat’ın merkezinde neredeyse yeşil alan olarak tek olan DSİ’nin bahçesini yıkarak Tokat’a yeşil alan kazandıracaklarmış. Bunu nasıl yaptıklarını proje bitip o alan yeşilden arındırıldığı zaman göreceğiz. Ancak o zaman çok geç olacak. “Neden?” diye soracak olursanız bunun örneğini Kanal Tokat diye adlandırdıkları projede yapılanları gösterebiliriz. Boşuna ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde dememiş Ziya Paşa… Kanal Tokat’ta güya cazibe merkezi olarak yapılmış. Ne var ki ırmağın doğal yatağı bozulmuş on binlerce ton beton ve demirle toprakla ilişkisi kesilmişti. İki seneye kalmadan o bölgede çatlaklar başladı ve kokudan geçilmiyor… Tokat’ta olanlar Yeşilırmak’ın kenarlarında yüzlerce ağacın kesildiğini biliyor. Taşköprü ve etrafını doğal / tarihi dokusu tamamen bozularak beton, mermer yığını haline geldi.

Şimdi bütün bunları gerçekleştiren sözde şehircilik anlayışı, gözünü DSİ’nin bahçesine dikti.

Tabii Sayın Başkanın verdiği demeçte gözle görülür bir burukluk var. “Tamamını istedik ama alamadık, DSİ’nin ihtiyacı varmış” diyerek üzüntüsünü belirtiyor. Tabii tamamının alınması demek bir o kadar rant anlamına geliyor. Biraz daha yumuşatalım isterseniz, büyük bir ekonomik sıkıntı içinde olan Belediyeye “gelir” anlamına geliyor.

Yeşille ilgili şimdiye kadar yaptıkları Tokatlılar tarafından bilinen bir yönetimin “Yeşil aşkı” başka bir aşk… 40 -50 yıllık ağaçları sudan sebeplerle gözünün yaşına bakmadan kesen belediye DSİ’nin içinde yıllar önce büyük emeklerle dikilen özenle korunan ağaçlara ne kadar tahammül edecek hep birlikte göreceğiz ancak iş işten geçmiş olacak.

Tabii bu alanda kesilecek olan ağaçların ve yıkılan binaların yerine neler yapılacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Kanal Tokat çevresinde ihaleye çıkarılmadan diledikleri kişilere, (Plevnespor’a yardım adı altında) verdikleri büfeleri, cafe yerlerini görünce DSİ bahçesinin akıbetinin aynı olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Böyle olmazsa, halkın tepkisini çekmemek için kalkıp, “Tokat’a yeşil alan kazandırıyoruz” gibi garip bir mesajı kim verebilir? Zekâ seviyesi ortalamanın altında olan birisi bile bu açıklamaya güler geçer.

Tabii bu sözleri ve daha önceki yeşille ilgili aforizmaları ile gerçekten ödüle layık bir başkanımız var. Öyle siparişle kendi kendisine çakma ödüller verdirmesine hiç gerek yok Sayın Başkanın, bu konuda kendisine gerçek bir ödül verilebilir.

Tabii işin bir de Tokatlıların bu duruma gösteremedikleri “ tepki” var. Şimdi birçok hemşerim şunu diyecektir, “Tokat’ta Tokatlı kaldı mı ki ses çıkarsın.” Belki haklı olabilirsiniz ancak insan yaşadığı yere bu kadar duyarsız olamaz. Sadece bu konuda değil, önceki akla ziyan projelerde bile gereken tepkiyi gösteremedi Tokatlılar. Kimisi korktu muhalif damgası yemekten, kimisi ise belediyeye ile olan akçeli işlerinin hatırına “mış” gibi yaptı sesini çıkarmadı.

Yerel basın derseniz zaten bu gibi konularla yakından uzaktan ilgileri yoktur. Düşünün ki ilerisini göremeden, Sayın Başkanın verdiği demeci manşetlerine çıkarıyor ve “Tokat yeşil bir alan kazandı” veya “Tokat’a bir park kazandırıldı” diyebiliyorlar. Durumları gerçekten hazin…

Gazeteci toplum adına sorgulayan, araştıran, bilgilendiren kişidir.. Gazeteler bunun için vardır. Birileri bunları hatırlatmalı. Tabii sözüm akşama kadar hesap makinesi önlerinde, abone hesabı yapanlara. Muhabir arkadaşların bu konuda ne bir etkisi ne de sözünün geçerliliği var. Doğru bir haberi emek verip yapsa da çöpe gideceğini biliyor o da zaten uğraşmıyor haklı olarak.

Yukarıda da söylediğim gibi, sevgili Tokatlı hemşerilerim kâhin olmaya gerek yok. Sizin soluk alabileceğiniz, eski Tokat’tan bir hatıra gibi kalan merkezdeki tek yeşil alanda elinizden gidiyor. Orada birkaç ay sonra büyük bir ihtimalle mini mini büfeler, cafelere ayrılmış alanlar ve bol bol beton / mermer göreceksiniz. Siz bakmayın “ağaç kesmeyeceğiz” demelerine. Tokat’ın içinde de aynı şeyi yaptılar.

Akşam yattınız sabah kalktınız evinizin önündeki 50 yıllık ıhlamur ağaçları kesilmiş. Bunu Kümbet’te oturan başkan yardımcısına sormuştum “Valla haberim yok “ demişti. Oysa Kümbetliler “Evinin önünü kapatıyordu o kestirmiştir kim kestirecek başka” demişti net bir şekilde. Günahları boynuna ben dediklerini aktarıyorum. Dolayısıyla DSİ’nin bahçesinin de bu talandan nasibini alacağından emin olabilirsiniz.

Tabii bu sesini çıkarmayan olup biteni seyretmekle yetinen arkadaşlar, oradaki gelir getirecek yerleri de sanmayın ki size verecekler, adaletli bir şekilde dağıtacaklar. Böyle olmadığını Kanal Tokat etrafındaki uygulamaları ile çoktan gösterdiler. Kısaca toprağınızdaki yeşilden olacaksınız ve size zerre kadar faydası da olmayacak.

Sevan ÇAMLICA

İlgili Yazılar

Bir Taşınma Hikâyesi

TOKATtan Haber

Niksar Ayvaz Suyu kime peşkeş çekiliyor?..

TOKATtan Haber

Arapların Türkiye’de 11 milyon metrekare taşınmazı var, 7 milyonu arsa ve arazi

TOKATtan Haber

Yorum Yaz