Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Özlem Zengin, incileri ve Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi…

Milletvekili Sayın Özlem Zengin’i özellikle soyadı gibi zengin incileriyle tanıyoruz.

İncileri konusunda hızına da yetişemiyoruz.

Hatırlarsınız; “AKP’den önce kadının adı yoktu”, “Eskiden önemli bazı isimlerin eşi bile olamıyordunuz” , “AKP’den önce kadınlar milletvekili olamıyordu” gibi incileriyle, daha sonra da bu incilerine getirdiği açıklamalarıyla medyada bolca yer almıştı.

Elbette Sayın Zengin’in bunlara benzer ve belki de maksadını aşan başkaca incileri de var ama bugünkü yazımın konusu bu değil.

Allah sağlıklı bir ömür versin, Sayın Özlem Zengin basından öğrendiğim kadarıyla 01.01.1969 doğumlu.

Örneğin; 20 Mayıs 1969 darbe teşebbüsünde henüz 5 aylık, 12 Mart 1971 Muhtırasında 2 yaşında, 12 Eylül 1980 darbesinde 11 yaşında. 28 Şubat sürecinde ise 28 yaşında…

Sayın Zengin bu yıllarda ülkeyi nasıl tanıdı bilmiyorum ama incilerinden anlaşılıyor ki, ülkeyi tanımaya başladığı yıl 2002…

Sayın Özlem Zengin’i dikkatle izleyiniz. AKP’nin, hayatın her alanındaki tüm özgürlük karşıtı uygulamaları,  fetvaları ve baskıcı söylemlerinin hiçbirisi hakkında konuşmuyor, konuşursa da bunları, tu-kaka ilan ettiği AKP’den önceki bir partinin üstüne yüklemekte sakınca görmüyor.

Örneğin siz hiç Sayın Zengin’in “Kocanız vurmaya kalkarsa, yemekten sonra çayın yanında uygun dille nedenini sorunuz”,  “Bir babanın kızına şehvet duyması normaldir”, “Üvey kız dedeye helaldir” diye fetva veren, bu açıklamalarıyla Türk’ün kültür mirasını da yerle yeksan eden Diyanet için iki kelam ettiğini duydunuz mu?

Bilmeyi, öğrenmeyi çok istiyorum! Sayın Özlem Zengin, AKP Tokat Milletvekili mi, yoksa dini referanslar ve değerler eşliğinde, daha kolay güdülecek bir toplum oluşturma çabalarına katkı vermeye çalışan bir dava neferi mi?

Yanılmış olmayı dilerim, söylemleri ve eylemlerine baktığımda, Sayın Özlem Zengin, hamurunu doğuştan mayalayan çevresinde edindiği dini ve ananevi birikimlerini aklen, fikren, bedenen, ruhen, Cumhuriyet değerleri ile harmanlayamamış, eskilerin deyimiyle mezcedememiş, bu yüzden de çoğu Cumhuriyet değerlerine (mirasına) içsel bir sempati duyamamış birisi olduğu izlenimini uyandırıyor bende.

Artık sistemli olduğunu düşünmeye başladığım “nefret söylemleri” bu izlenimimi kuvvetlendirir bir hal aldı.

İnandığı ideolojik ya da siyasal çözümden yana koyduğu tavırlarını, doğru ve nesnel tarihsel geçeklere dayandırmakta zorlandığını, bu nedenle de 2002 den önceki çoğu tarihi gerçekleri sahip olduğu ideolojiye göre ve Cumhuriyet karşıtı söylemleriyle doğru olmayan başka bir yöne çektiğini düşünüyorum.  

Yanıtlayacağından ümidim yok ama sadece şunu sormak istiyorum. Acaba Sayın Özlem Zengin hiç şunu düşündü mü?

Bir zamanlar; 2002’ den önce, direniş, özgürlük, bağımsızlık, demokrasi isteklerinin kaynağı olan AKP, nasıl oldu da 2002’ den sonra ki süreçte baskı aracı haline ve insanların yaşamına müdahale eder hale geldi?

Örneğin gündemdeki bir konu; İstanbul Sözleşmesi…

Bir zamanlar “İstanbul Sözleşmesi” nin ateşli savunucularından olan ve bu sözleşmeyi eleştiren Prof. Şimşirgil’le tartışan Sayın Özlem Zengin,  AKP’nin bu sözleşmeyi iptal etme arayışları hakkında neler düşünüyor bilen var mı?

***

Bunları niçin yazdım.

Yukarıda yazdığım medyatik çıkışlarıyla ve incileriyle tanıdığımız Sayın özlem Zengin şimdi başka iddialarla gündemde…

Bugünlerde medyada yer alan hakkındaki iddialar medyatik çıkışlarından farklı ve yerel özellikte olduğundan daha ağır.

Gazeteci Kemal Vanlı ’nın “Vekil Özlem Hanım’ın kudreti” başlığıyla köşesine taşıdığı iddialardan gündemde ve bizler için çok önemli olanı ise (bundan diğer iddiaların önemsiz olduğu fikri uyanmasın) Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nde bu günlerde yaşanan, yapıcı ve yararlı olmayan ve hiçbir sonuca ulaşmayan çözümsüzlüğün arkasında da Sayın Özlem Zengin’in bulunduğuna yönelik göndermeleridir.

Sayın Özlem Zengin hakkındaki iddialara yanıt verir ya da vermez, bu kendisinin bileceği bir konudur.

Ancak, Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinde bugünlerde yaşanan olaylar, öne sürülen iddialar ve söylentiler suskunlukla geçiştirilecek türden değildir.

Sayın Zengin’in bu konudaki suskunluğu, kendisine yöneltilen iddiaları kabullendiği şeklinde değerlendirilebilir.

Bu bağlamda, Sayın Özlem Zengin başta olmak üzere AKP milletvekilleri, Sayın Yalçın Bekler’ i bu konunun öznesi olmaktan çıkartıp (çünkü yapılan soruşturmalar kendi mecrasında yürümektedir),  özellikle Pancar Ekicileri Kooperatifi Genel Kurul toplantısının yasaya uygun en erken tarihte (bu tarihi de vererek) yapılacağı ile ilgili bir basın açıklaması yapmak suretiyle, hiç değilse Pancar Ekicileri Kooperatifi ile ilgili öne sürülen, siyasi vesayet gibi ciddi boyuttaki iddiaların önüne geçebilir, en azından Tokat’ta söz söyleme hakkının yalnızca Sayın Özlem Zengin’de olduğu algısını değiştirebilirler.

Umarım ve dilerim, 2 gün sonra; 06.08.2020 tarihinde yapılacak olan Amasya Şeker Fabrikası A.Ş. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin zararına olacak ve öne sürülen iddiaları haklı çıkaracak bir kararın alınmasında hiç kimse rol almaz.

İlgili Yazılar

Konuş Ethem konuş

TOKATtan Haber

10 Bin İstihdamı Hedefliyoruz”

TOKATtan Haber

Kurban paylaşmak demektir

TOKATtan Haber

Yorum Yaz