Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

BAŞTEK ve Yeni Başkanı Abdullah Baygül…

Yazılarımı izleyenler anımsayacaklardır, dün “Bazıları gitmeyi beceremiyor” başlıklı bir makale yazmıştım.

Yazımın konusu yüksek egosunun aleyhine özveride bulunamayan ve kendisini bilim adamı olarak tanımlayan eski başkandı.

Yazımda, dernek başkanlığı görevinden çekilen bay bilim adamı ile ilgili değerlendirmelerimi belirttikten sonra, bir başka önemli konuya değinmiştim.

Ve demiştim ki, “Dernek üyeleri ne der ne yapar bilmem ama görevinden çekilmiş bu bay bilim adamının atamasıyla başkan ve başkan yardımcılığına gelen kişilerin, bu atamayı kabul etmemeleri, derneklerini genel kurula götürmek suretiyle, dernek organlarını seçimle belirlemeleri daha onurlu bir davranış olacaktır. Eğer bunu yapmazlarsa kendilerine her daim, bu görevlerde vesayet altında bulundukları suçlaması, eleştirisi yöneltildiğinde de şaşırıp, üzülmemeleri gerekir. Yani suçlama ve eleştirilere hazırlıklı olmalılar.”

Dün bu değerlendirmelerimle ilgili olarak BAŞTEK’in yeni Başkanı Sayın Abdullah Baygül beni aradı.

Uzun bir görüşme gerçekleştirdik. Benim açımdan verimli ve aydınlatıcı bir görüşme olduğunu söyleyebilirim. Umarım Sayın Baygül için de öyle olmuştur.

Öncelikle Sayın Baygül’ ün duyarlılığı ve nezaketinden dolayı kendisine teşekkür ederim.

Görüşmemizde, Sayın Baygül kendisini tanıtarak, söz konusu görevi sorumluluk duygusundan hareketle kabul ettiğini ancak herhangi birinin vesayeti altında bir görev sürdürmesinin asla mümkün olamayacağını ve böyle bir kimliği ret ettiğinin altını özenle ve özenli cümlelerle çizdi.

Sayın Baygül’ ün, kimsenin kendisini kullanmasına izin vermeyeceğini, böyle bir istismara konu olmayacağını, söz konusu görevi Nisan ayında genel kurul yapılması şartıyla kabul ettiğini ifade etmesinden memnuniyet duydum.

Sayın Baygül tam olarak böyle söylemese de, ben konuşmalarından, genel anlamda dernekteki başkanlık hikâyesini yazarken kalemi başkasının tutmasına izin vermeyeceğini çıkardım. Umarım yanlış anlamamışımdır.

Sayın Baygül’ ün yaptığımız telefon görüşmesinde, “Dilden gelen elden gelseydi gedalar (dilenci, fakir, yoksul) cümlesi padişah olurdu” sözüne gönderme yaparcasına, hayalci değil, ayakları yere basan ve sürdürülebilirliği olan projelere ilgi duyacaklarını, bu projelerle ilgili olarak, Tokat’ın gelişimini arzulayan taraflarla işbirliğine hazır olduklarını belirtmesi ise hem BAŞTEK, hem de Tokat için ümit verici bir gelişmedir.

Özellikle İstanbul’daki Tokat derneklerinin bir “sivil toplum” değil de, “siyasal toplum “ haline dönüştürülmesi çalışmalarını yakından takip eden ve bu yanlışlığa zaman zaman değinen birisi olarak, Sayın Baygül gibi siyasetle yakın ilişkisi olan birisinin BAŞTEK’in siyasallaşmış bir yapıya dönüştürülmesine asla izin vermeyeceğini, insanları ötekileştirecek tavır ve davranışlar içerisine girmeyeceğini, hangi düşünsel alana, ideolojiye sahip olursa olsunlar “Tokat ortak paydasında” kenetleneceklerini ve tek hedeflerinin Tokat’ın gelişimini sağlayacak adımlar atmak olacağını ifade etmesini değerli buldum.

Yanılmamış olmayı dilerim, Sayın Baygül’ e yaptığımız görüşmede kendisini “benci” duygulardan arındırdığı izlenimini edindim ki, bu sıralarda BAŞTEK’in çok ihtiyacı olan birleştirici bir yönetim anlayışıdır bu.

Umarım ve dilerim, yeni BAŞTEK yönetimi, gönüllülük anlayışıyla bu derneğe katkı verme düşüncesinde ve isteğinde olan üyelerini kırmadan, incitmeden, ötekileştirmeden, dışlamadan, onların ceplerine değil; yetenekleri, bilgi birikim ve donanımlarına değer vererek ve katılımcı bir anlayışla, bizim de ayakta alkışlayacağımız somut çalışmalara imza atar. 

İlgili Yazılar

Tarım Öğretiminin 174. Yıl Dönümü Kutlandı

TOKATtan Haber

Küreselleşme yok, kürede selleşme var

TOKATtan Haber

Tokat için yaşamsal derecede önemli proje gerçekten uygulamaya mı alınıyor?

TOKATtan Haber

Yorum Yaz