Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Eyüp Eroğlu ve “asimetrik iletişim” zorlaması…

Yoğun yerel gündemden dolayı ancak sıra geldi.

Türk dil kurumunda hazımsız; yediklerini kolay sindiremeyen, yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse) ve benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen demek.

Yani bir suçlanmaya ve şiddetle kınanmaya temel oluşturulmayacak insani bir durum.

Bu açıklamayı neden mi yaptık?

Tokat Belediye Başkanı Sayın Eyüp Eroğlu, milletvekili Sayın Özlem Zengin’den rol kapmaya çalışarak sosyal medya hesabından Sayın Cumhurbaşkanına şirin gözükmeye çalışmış ve demiş ki; “Milli iradenin üstünlüğü ile Cumhurbaşkanı olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Kemal Kılıçdaroğlu’ nun ‘Sözde Cumhurbaşkanı’ ifadesi, demokrasiye ve milli iradeye saygısızlığın göstergesidir. Saygısızlığın ve hazımsızlığın tezahürü bu açıklamayı şiddetle kınıyorum.”

Keşke Sayın Eyüp Eroğlu, ettiği bir araba kötü söz için, Sayın Genel Başkanını da kınayabilseydi

Anımsatalım! Sayın Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı sıfatıyla herkese ve kesime verip veriştiriyor, başkaları da karşılık vermeye çalışınca hemen Cumhurbaşkanı şapkasını giyiyor.

***

Bir siyasi partinin genel başkanı olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nun, bir siyasi parti genel başkanı için ettiği söze katılırız ya da katılmayız anlaşılır da, seçildiği gün siyasi kimliğini bir tarafa bırakması gereken bir belediye başkanının kendisine oy veren seçmenini politize eden paylaşımına nasıl katılırız bilemedim.

Başkan Sayın Eyüp Eroğlu’nun seçmeni politize eden ilk paylaşımı değil bu. Daha önceleri de buna benzer, seçmeni politize eden paylaşımlarına tanık olmuş ve bu paylaşımların eski Basın Yayın ve Hakla İlişkiler Müdürü tarafından yapıldığını düşünmüştüm. Şimdi bu müdürlüğün başında başka birisi olduğuna göre bu tip paylaşımları kim yapıyor bilmiyorum ama görünen o ki, Sayın Eroğlu bu tür paylaşımlara izin veriyor.

Elbette Sayın Eroğlu ilk seçimlerde sonuçlarına da katlanacaktır. İster tekrar belediye başkanlığına aday olsun, isterse milletvekili adayı olsun, o gün geldiğinde bu paylaşımları kucağında bulacaktır.

***

Ben asıl konuya döneyim.

Bilindiği gibi, tüm belediye başkanları herhangi bir siyasi partiden aday gösterilir ve seçmenin çoğunluğunun oylarını alarak seçilirler.

Bu bağlamda tüm belediye başkanlarının siyasi bir kimliği olması doğaldır.

Ancak bir belediye başkanından, seçimi kazanıp göreve başladığında, tüm seçmenlere eşit mesafede durması, çoğunluğu değil, çoğulculuğu gözeterek, politik olmayı bırakıp, analitik olması beklenir.

Sayın Eyüp Eroğlu ise bunun tam tersi bir davranışı benimsemiştir.

Kişisel görüşüme göre Belediye Başkanı Sayın Eyüp Eroğlu’nun bu tür paylaşımlarının arkasında, “analitik değil, politik olma” arzusu yatıyor.

Sırf bu yüzden de halka ilişkilerinde “simetrik iletişim” yerine “asimetrik iletişim” yöntemini kullanıyor.

Bu tercihi seçildiği günlerde mi yaptı, yoksa politika virüsünün bedenini sarmasıyla daha sonraları mı geliştirdi bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki, Sayın Başkan en az dört yıldır, hissedilir biçimde asimetrik iletişim modelini kullanmaya başlamıştır.

İki yönlü asimetrik iletişim modeli temel olarak karşılıklı ancak dengesiz bir iletişime dayanır.

İki yönlü asimetrik modelin temel amacı gerektiğinde çarpıtılmış bilgileri de kullanarak, ikna stratejilerini hayata geçirmek, yani hedef kitleyi ikna etmektir.

Bu ikna işlemini gerçekleştirmek için araştırma sonuçlarından, sosyolojik gerçeklikten yararlanılır, mesajlar daha anlaşılabilir hale getirilir. Asimetrik iletişim modelinde hedef kitleden bir geribildirim alınır ama bu bilgiler öncelikle kurum/kuruluş/kişi lehine hedef kitleyi daha başarılı bir şekilde etkilemek için kullanılır.

Halkla ilişkiler aracılığıyla hedef kitlede bir “davranış değişikliği” hedeflenir.

İki yönlü asimetrik modelin temelinde “ikna yöntemi” vardır. Hedef kitle, ikna stratejileri ile yönlendirilmekte, istenilen mesaja inanması hedeflenmektedir. Burada hedef kitle verilen mesaja maruz bırakılmaktadır. Hedef kitlenin ikna olmaktan başka yapacağı tek şeyi, verilen mesajı reddetmesi ya da mesaja kapalı hale gelmesi olacaktır ki, Sayın Eroğlu’nun sosyal medya temsilcilerinin, “mesajlarını reddeden veya kapalı hale getiren”  kitlenin boyutundan ve bu kitlenin “tepkisel davranışlarından” haberi olmadığına, bu yönde ellerinde bir verinin de bulunmadığına adım kadar eminim.

Oysa iki yönlü simetrik iletişim modelinde, herhangi bir “maruz bırakma, yönlendirme, etki altına almaya çalışma” amacı yoktur; aksine bu modelde “karşılıklı anlayış, müzakere ve etkileşim” vardır. Böyle bir ortam olduğu için bu model uygulandığında kimi zaman hedef kitlenin de inisiyatifi ele alabileceği durumlar olabilmekte, karşılıklı anlayış içerisinde ortak bir paydada buluşulabilmektedir.

Mevcut siyasal erk tarafından yöneten-yönetilen ilişkisinde sürekli olarak kullanılan “Asimetrik İletişim Modeli”, Tokat’ta da Belediye Başkanı Sayın Eyüp Eroğlu tarafından kullanılıyor.

Yani devleti temsil eden yöneticilerin yönettikleri halkı sürekli bir şeylere ikna etmeye çalıştıkları gibi, Sayın Eyüp Eroğlu ’da onların değer yargılarına aldırmadan, sanki Tokat toplumu bağdaşık (homojen) bir toplummuş gibi, sürekli Tokatlıları ikna etmeye çalışıyor.

Uyguladıkları iletişim modelinde diyaloğun yerini monolog almış. Ya çevresindekilerin konuşmasına fırsat vermiyorlar, ya da dinliyormuş gibi yapıp aslında kendileri konuşuyor, kendileri dinliyor.

Karar alırken sormuyorlar, proje yaparken danışmıyorlar, yönetimde halkın katkısını dışlıyorlar ama sonra halka dönüp “istişare” edebiyatıyla kendi yaptıklarının onaylanmasını istiyorlar.

Tıpkı siyasal erk gibi Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nun da halkın farklı kesimleriyle toplantı yapması,  onları kendi projesine inandırmaya çalışması, çalışanlarıyla pozlar vermesi, sivil toplum örgütlerinden katkılarının olmadığı projelere destek istemesi, seçmenleri politize eden sosyal paylaşımlar yapması asimetrik iletişim modeli için çarpıcı birer örnektir.

İnsanlardan ikna olmasını, paylaşımlarını onaylamasını, beğenmesini, eleştirmemesini, davranışlarını değiştirmesini istiyorsunuz ama hem düşüncelerini önemsemiyorsunuz, hem de karar alma süreçlerine katmıyorsunuz, fikirlerini, duygularını önemsemiyorsunuz, dinlemiyorsunuz, değer vermiyorsunuz ve onları politize ediyorsunuz, ayrıştırıyorsunuz.

Böyle bir yönetim anlayışının ve “AKP’ li seçmenlerin oyu bana yeter “ düşüncesinin günümüzde karşılığının olmadığı, başarı şansının bulunmadığı bilinmiyor mu? Biliniyor ama asimetrik iletişimle değiştirilebileceği sanılıyor. Ne büyük bir yanılgı…

Bu anlayış bugün Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bile seçilmesini zora sokmuştur.

“Ülkeyi ve Tokat’ı yönetme iddiasında olanların her dediği doğrudur, onlar her şeyin en iyisini bilirler, halka düşen görev ise biat ve itaat etmektir” anlayışının artık devri kapanmıştır.

Sayın Eroğlu’nun nasıl davranacağı kuşkusuz kendisinin bileceği iştir.

Ama eğer Sayın Eyüp Eroğlu, sadece AKP’li seçmenleri değil, Tokattaki tüm seçmenleri kucaklamayı,  ortak amaçlar için birlikte hareket edebilme becerisi elde etmeyi ve ilk seçimlerde siyasi kariyerinin devamını istiyorsa, ısrarla sürdürdüğü asimetrik iletişimden vazgeçip, simetrik iletişim modelini kendisine rehber edinmeli ve seçildiği ilk gündeki “Sayın Eyüp Eroğlu’na dönmelidir.”

Bağdaşık: Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

Diyalog: Karşılıklı konuşma

Monolog: Çevresindekilere fırsat vermeden bir kimsenin kendi kendine yaptığı konuşma

İlgili Yazılar

Tokat takımları durdurulamıyor

TOKATtan Haber

Kurban paylaşmak demektir

TOKATtan Haber

TEMA’dan Çarpıcı ‘Kaz Dağları’ Raporu: Yüzde 79’u Madencilik İçin Ruhsatlandırılmış

TOKATtan Haber

Yorum Yaz

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.