Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Bal bal demekle ağız tatlansa…

Milletvekili Sayın Yusuf Beyazıt’ın gazetelere yaptığı ziyaretlerle ilgili haberleri bilmem okudunuz mu?

Benim her zaman olduğu gibi bu ziyaretlerden haberim, Gazeteci Sevan Çamlıca Bey ‘in “Yusuf Beyazıt’ın Venedik merakı iyi güzel ama önemli bir pürüz var” başlıklı yazısı sayesinde oldu.

Sayın Beyazıt ziyaretinde “Öncelikle gazetelerimizin birleşerek Tokat’ta daha büyük bir ivmeyle ve gayretle hizmetlerinin verimli olacağını düşünüyorum” demiş. Ne yazık ki Sayın Beyazıt yanılmış!

İlanlı günlük gazetelerin birleşmesinin temel sebebi, ölçek ekonomisinden yararlanarak baskı ve içerik kalitelerini yükseltme değil, kazançlarını maksimize etme anlayışına dayanıyor. Ve sırf bu nedenle de “gazetecilik” anlayışları sürekli tökezlemelerine neden oluyor.

Eğer Sayın Beyazıt ilanlı günlük gazetelerin birleşme hikâyelerini başlangıcından itibaren tüm çıplaklığıyla öğrenmek istiyorsa bildirsin, o dönemlerde (Ekim 2013’ de)  hazırladığım “Stratejik Ortaklık Yerel Medyanın Birleşmesi” başlıklı raporu kendisine gönderebilirim.

İşin acıklı tarafı, ilanlı günlük gazetelerin ilan gelirlerinde büyük kayıplar yaşayacağı ve mevcut basın işletmelerinin “reaktif davranmaya” devam etmeleri halinde bundan olumsuz yönde etkilenecekleri 2013 de yazılan bu raporda belirtilmişti.

Tokat’ta faaliyet gösteren ilanlı günlük gazeteler, kaynaklarını, becerilerini, teknolojilerini, pazarlarını, ürünlerini bir araya getirerek, içerik ve baskı kalitesi yüksek, günlük bir gazetenin çıkarıldığı kurumsal bir yapıya ne yazık ki dönüşememiş, dönüştürülememiştir.

O günden bu güne “İlanlı Gazetelerin” mevcut durumlarında en ufak bir değişme olmamıştır. Yerel medya hala gazeteciliğin gerçek işlevini yerine getirmeyen ancak resmî ilan almak ya da çıkar sağlamak için yayınını sürdüren “ “Naylon Gazete” hüviyetinde faaliyet göstermektedir. Güvenilirlik düzeyi oldukça düşük, toplumda pozitif bilinçlendirme yeteneğinden yoksundur.

İlanlı günlük yerel gazeteler ne yazık ki, bir işletme inovasyonu oluşturmak yerine, sadece karlarını maksimize etmek için sürekli kendilerine güvenli bir alan yaratmaya çalışıyorlar. Ama her seçiş bir vazgeçiş olduğu için de, yerel gazetelerin sormayan, sorgulamayan, iktidar ve organları tarafından ne söylenirse yazılan birer bültene dönüştüğüne şahit oluyoruz.

***

Sayın Beyazıt’ın Tokat Havaalanı, Çorum-Alaca yolu, Tokat-Niksar yolu ve en önemlisi de Niksar-Ünye Karadeniz bağlantı yolu ile yaptığı açıklamaları acı bir tebessümle okudum. 18 yıldır her ortamda ve her fırsatta yapılmasını istediğimiz bu yolların yapımı aradan geçen bunca yıldır, verilen tüm sözlere rağmen arzu edilen noktaya gelmemiş, her yeni seçilen vekil, bu konuda bizlere “çoban kulübesinde padişah rüyası gördürmeye” devam etmiş, sonra da ettikleri sözleri unutarak ve bir özür bile dilemeden çekip gitmişlerdir.

Kâhin değilim. Kehanette bulunamam. Ama kehanet, muhtemel bir olayı, eldeki veriler ışığında,  kesin bir bakış açısıyla değerlendirmekse şunu söyleyebilirim. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz bu ulaşım projelerinin yapılmasına bir on, on beş yıl daha olanak vermeyecektir. On, on beş yıl önce bu konuları konuşuyorduk ve halen konuşuluyor ama bir türlü sonuç alıcı eyleme geçemiyoruz.

Özetle, AKP milletvekilleri 18 yıldır sürekli olarak “yarınlar güzel olacak” diyorlar, oysa bugünler, dünün yarınları değil midir?

***

Gelelim turizm meselesine…

Sayın Beyazıt Tokat’ta turizmi geliştireceklerine yönelik açıklamalarda da bulunmuş.

“Tokat turizmi gelişirse toplumun ahlakı bozulur” diyen bir İl Kültür Turizm Müdürü’nün olduğu bir şehirde turizm nasıl gelişecektir bu ayrı bir bilinmezlik!

Türkiye’nin 50 kusur yılı bulan turizm hareketinde Tokat’ın turizm potansiyelinin 1993 den beri yani,  28 yılda devreye girmediği görülmüştür.

Üstelik 2002-2003 de Sayın Yusuf Beyazıt’ın Vakıflar Genel Müdürü olarak görev yaparken tüm Türkiye’de olduğu gibi, Tokat’taki da vakıf eserlerini ayağa kaldırmasına rağmen turizm potansiyelimiz devreye girememiştir.

Eğer Sayın Yusuf Beyazıt Tokat turizmini geliştirmeyi sözde değil özde istiyorsa, önce Tokat turizminin gelişimi ile ilgili tarihsel süreci,  idare-i maslahat ” tutumu takınarak, işlerini gerektiği gibi değil de, günün şartlarına göre idare edenlerden değil, TUDER’ den öğrenmelidir.

Eğer TUDER ’i dinlemek için zaman ayırırsa hiçbir yerde duyamayacağı bilimsel gerçekleri duyacağından ve çok şaşıracağından emin olabilir.

Sayın Beyazıt “Hayalimiz turizm başkenti olmak” demiş. Bu hayale katılmamak mümkün mü? Ancak turizm başkenti olabilmeniz için önce “marka şehir” olmanız gerekiyor. Ancak rast gele çalışmalarla ya da tesadüfen marka şehir olamıyorsunuz. Bunun için salt Tokat Merkezde değil, tüm Tokat’ta yöresinde destinasyon bazlı, turizm ilmine uygun, planlı, bütüncül, sürdürülebilir, sistemli çalışmalar yapılması gerekiyor.

Ne yazık ki,  Tokat’ta turizm adına yapıldığı söylenen tüm çalışma ve faaliyetler, turizm geliştirme aşamalarını, turizm ilmini ve Tokat’ın bütününü kapsayan ve tüm sorunları içeren tasarımsal bir süreçten yoksun olarak, genellikle birbirinden kopuk, habersiz, plansız yapılan düzenleme proje ve uygulamalardan ibaret kalmaktadır. Ve yapılanlar şehrin dinamikleriyle gerçekleştirilen çalışmalardır. Bu yüzden de bir arpa boyu yol gidemiyoruz dersem abartmış olmam.

Ve yine ne yazık ki turizm geliştirme adına iyi niyetle de yapılsa da, gel-geç hevesler içinde boğulan, derme çatma olan uygulamalardan bir türlü vazgeçilmiyor. Turizm gelişimde başat rol alması gerekenler, turizm ilmine uygun hareket etmek yerine, kendi bakış açılarını topluma dayatıyorlar. Çalışmalar şahısların PR’ ından öteye geçemiyor, anlamsız ve boş çabalara dönüşüyor.

Tokat’ın turizm de dâhil tüm kalkınma alanlarında ilerleme kaydedilebilmesinin yolunun dedikodudan, kuru hamasetten değil, bilgiden, doğru veriye dayalı gerçekçi hedefleri cesurca belirlemekten ve bunları belli bir yönetim aklıyla, ilgili tüm taraflarla istişare ve işbirliği içinde ve planlama dâhilinde uygulamaktan geçtiğini ve bu anlamda da özellikle turizmin gelişiminden sorumlu olanların, turizm gelişimi için doğru konulara odaklanıp odaklanmadıkları konusunda kendilerini samimiyetle sorgulamaları gerekmektedir

Sayın Beyazıt Tokat’ta gerçekten turizmi geliştirmek istiyorsa öncelikle bu konudan birinci derece sorumlu olan başta Tokat Belediye’si olmak üzere, turizm gelişiminden birinci derecede sorumlu olanların bir zihniyet değişikliği gerçekleştirilmesine ön ayak olmalıdır.

Bunu yaparken de Tokat’ın salt merkezden ibaret olmadığı akıllardan çıkarılmamalıdır.

Bu zihniyet değişikliği bugüne kadar yaşanmadığı için de, 23.08.2017 tarihinde hazırlanarak, Tokat Valiliği’ne (Vali Ömer Toraman, tüm vekillere Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’na, dönemim İl Genel Meclisi Başkanı Adem Dizer’e, GOP Üiversitesi’ne, Tokat TSO’ ya, TESOB’ a ve siyasi parti temsilcilerine (AKP, CHP, MHP) gönderilen 24 sayfalık, “Tokat Turizmi Neden Gelişmiyor?”” başlıklı Bilgi Notunda yapılan saptamalarda bugüne kadar olumlu anlamda en ufak bir değişim yaşanmamıştır.

Peki, turizm ilmine, sürdürülebilirlik ve bütüncüllük kavramına, aidiyet duygusuna, toplumsal sorumluluğa önem vermeyenler turizmi nasıl geliştireceklerdir?

Birisi anlatsın da biz de bilelim.

İlgili Yazılar

Ayasofya İslamcılar için neden önemli ve muhalefetin vahim yanılgısı ne?

TOKATtan Haber

Yaşantımızı zehirleyen kandırmacalar!

TOKATtan Haber

Başkan Eroğlu Tokat’ı kışa hazırlıyor

TOKATtan Haber

Yorum Yaz

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.