Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Erbaa TSO Başkanı Gökalp Coşkun’un isyanı…

Sayın Gökalp Coşkun’un Facebook’da yaptığı isyan dolu paylaşımı dikkatinizi çekmiştir.

Öncelikle,  çok önemli bir konuyu, kuru hamasetle ve dengeleri koruyalım anlayışı ile değil de, gerçekçi temeller üzerinde ele aldığı için Erbaa TSO Başkanı Gökalp Coşkun’u candan kutlarım.

Ne yazık ki atama yoluyla gelen ve Tokat’ı yönetme sorumluluğunda olanlar Tokat’ı “merkez” den ibaret sayıyor ve kendi bakış açılarını Tokat toplumuna dayatmakta bir sakınca görmüyorlar.

Ve yine ne yazık ki, gerek yerel siyasi otorite, gerek yerel yönetimler ve gerekse merkezdeki yarı kamusal nitelikteki meslek örgütlerinin neredeyse tamamı,  Tokat’ı birinci derecede yönetmekle sorumlu olan atanmışların keyfi uygulamalarına ses çıkarmıyor, çıkaramıyor “tescilli kekemeleri” oynuyorlar.

Böyle bir ortamda Sayın Gökalp Coşkun’un bu haklı isyanını çok değerli bulduğumu belirterek, bazı katkılarda bulunayım.

***

Önce Tokat TSO’ dan başlayalım.

Sayın Gökalp Coşkun’un Tokat TSO’ nun mevcut başkanına yönelttiği eleştirilerinde büyük haklılık payı vardır ve Sayın Ali Çelik’te bu hakkı teslim edecektir.

Üzülerek söylemeliyim ki, Tokat TSO Başkanı, ilçe odalarını bir güç birliği platformu çatısı altında toplama girişiminde başarılı olamamış ve bir önceki Başkan Sayın Ahmet Arat’ın başlattığı,  geleneksel hale getirdiği ve önemli istişarelerin, bilgi paylaşımlarının, sohbetlerin gerçekleştiği aylık yemekli toplantıları da sürdürememiştir.

Eğer bugün TSO ilçe oda başkanları ile İl ve ilçe Ticaret Borsası başkanları hala kendi aralarında toplanıyor ama Sayın Ali Çelik bu toplantılarda yer almıyor / alamıyorsa sorun gerçekten büyüktür.

İlçe meslek odalarının sorunlarını, hedeflerini, projelerini, beklentilerini bilmeyen bir Tokat TSO Başkanı, siyaset üstü bir pozisyon alarak, en azından ilçe meslek odalarının varlığını yer aldığı tüm toplantılarda nasıl hissettirecek, onların sorunlarını nasıl gündeme getirecektir?

Mesele şu ki, Tokat merkezden ibaret değildir. Gerek Tokat Valisi, gerek Tokat Belediye Başkanı, gerek İl Genel Meclisi Başkanı ve gerekse Tokat TSO Başkanının, “ötekileştiren, ayrıştıran” ve Tokat’ı merkezden ibaret sanan anlayışlarını terk etmedikleri ve Tokat’ın bütüncül kalkınması için, ilçe belediye başkanlarına, oda başkanlarına, STK’lara söz söyleme ve planlamalarda yer alma hakkı tanımadıkları ya da sırf siyasi eğilimlerinden dolayı tanıyormuş gibi yapmaları halinde, özlediğimiz sürdürülebilir kalkınma nasıl gerçekleşecektir?

***

Valilere gelince…

Sanırım bu durum Tokat’a özgü.

Tokat’ın en büyük sorunlarından birisi, Tokat’ı yönetmekte başat rol alan yöneticilerin, genellikle, Tokat’ın geleceğini ilgilendiren konulara “kendi bakış açılarını dayatarak” bakmaları, toplumla, toplumun ileri gelenleriyle, bir zamanlar üstlendikleri görevlerde bilgi, birikim ve deneyim kazanmış insanlarla, yaratıcı grupla; örneğin bilim insanlarıyla, siyasal erke payanda olmamış sivil toplum örgütleriyle ki bunlara yarı kamusal meslek odaları da dâhil, bir istişarede bulunmamaları, ortak aklı esas almamalarıdır.

Her gelen Vali kendi bakış açısını uygulamaya çalışıyor ve bunu yaparken de, söz söyleme hakkının öncelikle “kent paydaşlarına” verilmesi hususunu önemsemiyor, zaman zaman yönetişimden bahsetseler de “kendi bildiklerini okuyor”, proje adı altında sürdürdükleri etkinliklerle PR yapmaya çalışıyorlar.

Onların anlayışında istişare; “şimdi her kafadan bir ses çıkar, biz bildiğimizi okuyalım” şekline dönüşüyor.

Bu anlayış yerel siyasi otorite tarafından da onay görünce, biz sade vatandaşlar kamu otoritesinin, Tokat Yöresinin sorunlarına geçici çözümler bulmaya odaklanan mevcut zihniyetlerini terk etmelerini umut etmekten başka bir şey yapamıyoruz.

***

OKA (Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı)’ ya gelince…

Ne yazık ki OKA (Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı), kuruluş amacı olan bölgesel gelişmişlik farklarını azaltamadığı gibi, kendi bölgesinde (TR83) bulunan şehirler arasındaki gelişmişlik makasını dahi azaltamamış, tam tersine TR83 Bölgesinde bulunan şehirlerin (Çorum-Amasya-Tokat-Samsun) kendi aralarındaki gelişmişlik makasının gittikçe açılmasına neden olacak uygulamalara imza atmıştır. Elbette başkaca nedenleri de vardır ama bugün Samsun ile Tokat arasındaki gelişmişlik makasının ne denli açıldığı herkesin malumudur. OKA yaptığı açıklamalarda bazı taraflı uygulamalarını da şirin göstermeye çalışmaktadır. Örneğin sayısal olarak Tokat’tan daha fazla projenin kabul edildiğini söylerken, Samsun’un kabul edilen toplam proje büyüklüğünün parasal boyutunu es geçmektedirler.

Diğer taraftan OKA hibe kaynaklarının büyük bir bölümünü, neredeyse tamamına yakınını neden Kamu kuruluşlarına tahsis etmektedir, bunu anlayanınız var mı? Düşünsenize çağrıya çıkıyorlar ve zaten devletten bütçe alan kamu kuruluşlarına; valiliklere, il müdürlüklerine, İl Özel İdaresi’ne, Tokat Belediyesi gibi büyük bütçeli kuruluşların projelerine hibe yardımı yapıyorlar. Bunun mantığı var mı?

OKA neden, kaynaklarının önemli bir bölümünü,  devletten kaynak almayan küçük bütçeli kuruluşlara; örneğin yarı kamusal meslek kuruluşlarına (Odalara), küçük bütçelerle hizmet vermeye çalışan ilçe ve belde belediyelerine, özel sektöre ve STK’lara vermez de, kamu kurumlarına verir ki?

Diğer taraftan, OKA Yönetim Kurulu toplantılarına Tokat Valisi, Tokat Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi Başkanı ve Tokat TSO Başkanı katılıyor. Peki, bu katılımcılar, ilçelerdeki belediye başkanları, TSO başkanları, STK’lar ve özel sektörle istişarede bulunuyorlar mı? Örneğin; çağrı hazırlıkları kapsamında siz Tokat TSO başkanının diğer ilçe oda başkanlarıyla bir istişarede bulunduğuna tanık oldunuz mu?

Hain FETÖ ayaklanmasına kadar TUDER olarak (Tokat Turizm Tanıtma Derneği) OKA Kalkınma Kurulu Üyesi idik. Bu darbe girişiminden sonra tüm kalkınma kurulu üyelikleri sonlandırıldı. Bu üyeliklerin sonlandırılmasından önce, OKA’ nın Tokat’ta yaptığı Kalkınma Kurulu Toplantısı’nda “OKA’ nın Rolü Yeniden Sorgulanmalıdır” konulu ve Tokat özelinde bir sunum yapmış ve burada yazdıklarımı o gün de dile getirmiştik.

***

Sayın Gökalp Coşkun’un dile getirdiği çok önemli bir konu da “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Projesi” dir.

Konu çok önemlidir.

Tokat merkezde önemli işleri önemsizleştirme konusunda bir beceri geliştiğinden 07 Temmuz 2020 tarihinde Uluslararası Tokat Gıda İhtisas Organize Sanayi, Vali Sayın Ozan Balcı ve Ahmet Arat başlıklı bir makale kaleme almış bu konudaki düşüncelerimi belirtmiştim.

Umarım ve dilerim bu girişim de günü birlik düşünenlerin elinde derme çatma bir projeye dönüşmez.

İlgili Yazılar

“Atatürk’e lanet okumanın bedelini ödeyeceksin”

TOKATtan Haber

Kimdir Osman Kavala

TOKATtan Haber

Tokat GOÜ’nün Elazığ ve Malatya için yardımı yola çıktı

TOKATtan Haber

Yorum Yaz

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.