Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Özlem Zengin önce işini yapmalı, onu da doğru yapmalıdır

Seçim sath-ı mailine girmiş olmalıyız ki, Sayın Özlem Zengin eskilerin deyimiyle “arz-ı endam” edip, düzenlenen basın toplantısında mikrofonu eline almış döktürmüş de döktürmüş.

Sanırsınız ki kendisi dâhil tüm AKP ekibi Tokat’a çağ atlatmışlar.

Tokat’ta hangi hissedilebilir gelişmeye imza atıp atamadıkları bir başka yazı konusu. Fırsat bulursam onları da yazarım.

Bugünkü yazı konusu Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi ile ilgili söyledikleri.

Bu konuda en çok da “Gazeteci arkadaşlardan da Tarım Bakanlığı’na yapılan şikâyetleri takip etmelerini istiyorum” cümlesine takıldım.

Sanırsınız ki bu konuda kendi üstüne düşenleri eksiksiz, gerektiği gibi yapmış gazetecilerden de araştırma yapmalarını bekliyor.

Oysa konuşmalarının tamamını okuduğunuzda Pancar Ekicileri Kooperatifi’nde yaşanan edimsel durumdan ya hiç bilgisi olmadığı, ya bu konuda üstüne düşen görevleri yapmadığı, ya da gerçek durumu çarpıttığı izlenimine kapılıyorsunuz.

Pancar Ekicileri Kooperatifi’ne kayyum atanmasında parmağı var mıdır bilemem ama 68 bin üyelik bir kooperatifte 10′ dan fazla kişinin şikâyet dilekçesi vermesi, bu kooperatife kayyum atanmasına gerekçe yapılamaz. Bu tür FETÖ yöntemleriyle (şikayet dilekçeleriyle, ihbarlarla) 68 bin çiftçinin üye olduğu bir kooperatife kayyum atanıyorsa, elbette diğer Tokat AKP milletvekillerinin de günahı vardır ama buna ilk karşı çıkması gereken Sayın Özlem Zengin olmalıydı.

Sayın Özlem Zengin, “Tarım Bakanlığı’na 10’ dan fazla dilekçe gitmiş. Bu şikâyetlerin en temel nedeni suistimal ve yolsuzluk. Bu ille ilgili her problem bizim problemimiz” diyor.

Bu tümcenin neresini düzeltelim? Tarım Bakanlığı’na giden şikâyet dilekçesi kaç adettir? 10 mu, 15 mi, 20 mi? 10’ dan fazla ne demek? Ya gerçek sayıdan bile bilgisi yok, ya da dilekçe sayısını abartmak için bu anlatımı kullanıyor.

Bu şikâyetlerin en temel nedeni “suistimal ve yolsuzlukmuş.” Diyelim ki öyle! Gönderirsiniz müfettişlerinizi, yaptırırsınız teftişinizi, bir suistimal ve yolsuzluk saptanırsa, buna karışanları yargıya gönderirsiniz. Her suistimal ve yolsuzluk iddiasıyla kayyum atanacak olsaydı, ülkede birçok kurum “kayyum” la yönetiliyor olurdu. Örneğin Tokat Yeşil Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi ve Başkanı Sayın Altan Çelik hakkında da ihalede usulsüzlük savları var ve bu sav Tokat TSO Başkanı tarafından da dile getiriliyor? Peki bu kooperatife kayyun atanmasından geçtim, bir teftiş de var mı?

Kaldı ki, Pancar Ekicileri Kooperatifi yönetimini aklayan bakanlık denetim raporları ile yargı kararları da bu savların asılsız olduğunu ortaya koymaktadır. Eğer bu bakanlık denetim raporları ve yargı kararları Sayın Özlem Zengin’de yoksa ben göndereyim.

Kooperatifin 2014’ deki borç miktarı 64 milyonmuş. Diyelim ki öyle! Bu borcu ekonomi ve işletme konusunda uzmanlığı olmayan, bakanlığın atadığı kayyum heyeti mi ödeyecekti? Onun için mi kooperatifin 400 milyonluk değerlerini satmaya kalkıştılar? Uzmanlıkları bu kadar mıydı? Bunlar olurken Sayın Özlem Zengin neredeydi? Madem bu ille ilgili her problem onların da problemi idi, bu girişime nasıl izin verdiler?

Sayın Zengin’in de belirttiği gibi madem bu borç 2014 ve öncesine; yani Sayın Yalçın Bekler ’in başkanlığından önceki bir döneme aittir peki, Sayın Yalçın Bekler yönetimiyle alakası olmayan bu “borç” sarmalını neden Yalçın Bekler ve yönetimine suçlama olarak kullandılar?

Kaldı ki 68 bin üyesi, iştirakleri ve bağlı kuruluşları olan bir kooperatif için 68 milyon lira büyük bir borç değildir. Kooperatif işletme yönetimini bilmeyen kayyumlara verilirse elbette sıkıntı çıkacaktır.

Aslında Sayın Özlem Zengin konuşmasında baklayı ağzından çıkarmış ve demiş ki, “gırtlağına kadar borç içinde, her şey atıl, entegre tesis yapılmış çalışmıyor, Tarım Kredi Kooperatifi satın almak istiyor.”

Bu sözlerinden Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin değerlerinin satılmasını onayladığını mı çıkarmalıyız?

Onun için mi bir tanesi MHP, diğerleri AKP’li üyelerden oluşan yeni bir kayyum heyeti oluşturdular. Oluşan kayyum heyeti kooperatifi gecikmeksizin genel kurula mı götürecek, yoksa eski kayyum heyetinin yaptığı gibi oyalanıp, kooperatifi çalışamaz duruma mı sokacak? Amaç kooperatifi işletmecilik açısından sıkıntıya sokup, sahip olduğu değerlerini satışa zorlamak mı yoksa kooperatifi gerçek sahiplerine çiftçilerin seçeceği yönetime mi bırakmak?

Sorulması gereken soru şu. Kayyum heyeti neden AKP’li ve MHP’li üyelerden oluşturuldu? Bu şehirde ticaret ve sanayi odaları yok mu, üniversite yok mu? Toprak Koruma Kurulu’nda tarım arazilerinin imara açılmasına “evet” diyen, bu yanlış kararı, Tokat Bölge İdare Mahkemesi, Samsun İstinad Mahkemesi ve Danıştay’dan dönen bir kayyum heyeti üyesine nasıl güvenelim?

Sayın Özlem Zengin’in dikkatle ele alınması gereken bir açıklaması da şudur.

Diyor ki “Orada olması gereken şey demokratik usulle belirlenmiş bir heyetin kendi geleceği ile ilgili karar vermesi. Ama olmuyor maalesef.”

Sayın Vekilin bu tümcesini nasıl yorumlayalım? Sayın Vekilin “demokratik usulle belirlenmiş bir heyet” ten kast ettiği Pancar Ekicileri Kooperatifi Genel Kurulu ve genel kurulun seçtiği yönetim kurulu üyeleri ise bunun neden olmadığını da açıklamasını beklerdim. Sayın Vekil, bu sözleri ile anlamca (mealen) “kooperatif genel kurulu bizim uygun gördüğümüz bir yönetimi seçmiyor “demek mi istiyor?

Sayın Vekilin Pancar Ekicileri Kooperatifi ile ilgili arka planda bizim bilmediğimiz hesapları yoksa bir an önce, hemen, Pancar Ekicileri Kooperatifi Genel Kurulu’nun seçime götürülmesini ve yeni yönetimin belirlenmesini sağlamalıdır.

Gerisi boş sözdür. (lafügüzaftır)

İlgili Yazılar

Evet, hava yine darbe kokuyor, Türkiye yeniden darbeye gebe…

TOKATtan Haber

Deveciler Hanı ve Sulusokak’ın perişan hali…

TOKATtan Haber

Allah aşkına bu şehrin canına okumaktan artık vaz geçiniz!

TOKATtan Haber

Yorum Yaz