Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Yücel Bulut “kışkırtıcı eleştirileri” yle neyi amaçlıyor?

Haberi okumuşsunuzdur.

Bir çiftlikte muhtarlar ve çiftçilerle biraya gelen Sayın Yücel Bulut, gerek Sayın Meral Akşener, gerek Temel Karamollaoğlu ve Millet İttifakı’nı eleştiren bir konuşma yapmış.

Bu isimlere ve Millet İttifakı’na yönelttiği eleştirilerin tutarlı bir yanı olup olmadığına milletimiz ilk seçimlerde karar verecektir.

Sayın Bulut’un bu tür topluluklar karşısında konuşma yapmayı sevdiğini artık hepimiz öğrendik. Ancak bu sefer baltayı taşa vurduğu kendisine yöneltilen cevabi nitelikteki ağır basın açıklamalarından anlaşılıyor.

Belli ki Yücel Bulut bu son çıkışıyla ya adının sürekli gündemde tutulmasını istiyor. Ya da AKP Genel Başkanı gibi seçmeni politize ederek, ayrıştırarak siyasetini ayakta tutmaya çalışıyor. Veyahut kendi genel başkanının izinden gittiğini göstererek geleceğine yatırım yapıyor.

Hepsi olabilir. Ya da kendine göre başka nedenleri de olabilir.

Benim değinmek istediğimse konunun bir başka yönü…

Bir Kızılderili atasözü diyor ki, “Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.” Bu anlamda Sayın Yücel Bulut yaptığı bu kışkırtıcı eleştirilerinin yanıtlarını bir gün kucağında bulur ve bundan siyaseten zarar görürse hiç şaşırmamalıdır.

Makamı ve konumu ne olursa olsun insanlar kendileriyle ilgili hoş olmayan sözler duymak istemiyorlarsa, önce kendi sözlerine dikkat etmelidirler.

Kendi tercihidir karışamayız ama Sayın Bulut Tokatlıları “devenin dikeninden, ahalinin başına çökeninden hoşlanan” bir ahali sanmaktan vaz geçmelidir.

Eğer bu düşüncesinden vaz geçmezse “arpacı kumrusu gibi düşünen fülsüahmere muhtaç (çok fakir, düşkün, zavallı) bir âdeme” dönüşen Tokatlıların çoğunluğu ilk seçimde kırmızı kart gösterir benden söylemesi.

AKP genel başkanının PKK açılım sürecinin mimarı olduğunu, kendi genel başkanının bir zamanlar AKP Genel Başkanı’na bir araba dolusu kötü söz ettiğini unutup, bugün “kanka” olmalarını görmezden gelerek, rakiplerine temelsiz ve bana göre kışkırtıcı eleştiriler yöneltmek, İyi Partiye kayan Tokat seçmenini MHP’de toparlamaya yetmeyecektir.

Anketler MHP’nin Türkiye genelinde kan kaybettiğini açıkça göstermektedir. Eğer seçim barajı %7’ ye düşürülmese MHP’nin bu barajı aşması dahi zora düşecekti ki bu tehlike hala varlığını sürdürmektedir.

Sayın Bulut rol çalar gibi tıpkı AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı ile MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığını yapıyor ellerinde kalan bir avuç Tokat seçmenini kendi cephelerinde tutmaya mı çalışıyor?

Ama olmuyor! Kamuoyu anketleri de gösteriyor ki (üstelik bu anketlerin büyük çoğunluğu nitel açıdan sıkıntılı telefon yöntemiyle yapılıyor), MHP seçmeninin önemli bir kısmı İyi Parti’ye kayıyor. Bu anketlerde ki “bıçak sırtı” durumlar dikkate alındığında MHP’nin hoşlanmayacağı bir sonuçla karşılaşması hiç şaşırtıcı olmayacaktır.

Sayın Bulut’un bu partilere ve genel başkanlarına yönelttiği kışkırtıcı, kimine göre de ağır eleştiriler MHP seçmenini tutmaya ya da diğer partilere kayan MHP seçmenini toparlamaya değil, MHP’den kaçışlara neden olmaktadır.

Siyasal iletişim ilimi, kamuoyu araştırma verilerini gören seçmenin kendi aday veya partisini desteklemekten vazgeçerek görüşüne daha yakın aday ya da partiyi destekleyebildiğini (tedbirli oy kullanma-tactical voting) göstermektedir.

Üstelik yaşanan ekonomik bunalım, her geçen gün artan enflasyon ve yoksulluk, yolsuzluk, ekonomik göstergeleri gizleme uğraşı, dış politikada yitirilen saygınlık, Türk diline hakaret, millete hakaret, küfür dili, yanlış göçmen politikası, kaybolan yargı bağımsızlığı, dinde yozlaşma gibi çok ciddi sorunlar varken, kimse “camide içki içme”, “beka” sorunu gibi masallara inanmıyor.

Olayın bir başka yönü de yerellik olgusu…

Sayın Bulut’a kadar Tokat milletvekillerinin neredeyse tamamı genel siyasete ilişkin söylemlerinde daha dikkatli bir tavır sergilemişler, yerel siyasetteki diğer vekil arkadaşlarını ya da diğer partilerin Tokat il ve ilçe başkanlarını incitmeme konusunda özel bir hassasiyet geliştirmişlerdir. Genel ve yerel siyaseti bir birinden ayırmaya özel bir ihtimam göstermişlerdir.

Ancak Sayın Bulut ( ki Sayın Mustafa Arslan’da bu davranışa katılmıştır)  genel başkanına şirin gözükmek için olmalı ki yerel siyasette de baltayı köküne vurmaktan çekinmemektedir. Sayın Bulut genel başkanına şirin gözükmek gibi bir derdi olmadığını ileri sürebilir ancak inanıyorum ki, bu tarz söylemleri aklıselim partilileri tarafından da kabul görmeyecektir.

Sayın Yücel Bulut ve partisi de dahil olmak üzere, siyasal iktidarda bulunan partiler, “düşen kar tanelerinin oluşturduğu çığdan kendilerini sorumlu tutmak” yerine suçu hep başkalarına; muhalefete ve dış güçlere atmaktadırlar.

Oysa iktidarda olup da, milletini refaha kavuşturmak için üzerine düşeni yapmayanlar,  bunun yerine hamasi nutuklarla gün öldürenler ve kendileri gibi düşünmeyenlerin katılımcı ya da savunucu rollerini terk edip, kendilerini koşulsuz desteklemesini isteyenler ve bunun adına da demokrasi diyenler tarihin tozlu sayfalarında kalmışlar, hayırla “yad” edilmemişlerdir.

İlgili Yazılar

Siz önce Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifini Kayyum elinden kurtarınız!

TOKATtan Haber

Özdilek Özcan artık koşmuyor, depara kalkmış tutulmuyor!” (II)

TOKATtan Haber

Genelge Yayımlandı: Berber ve Kuaförlerde Hangi Kurallar Uygulanacak?

TOKATtan Haber

Yorum Yaz