Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Tokat Meslek Odaları ile Baro seçimi ve Tokat’ı bekleyen tehlike…

Genel seçim sath-ı mailine girdiğimiz bu günlerde meslek odaları seçimi de gündeme girdi.

Adaylar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

Bu meslek odalarından herhangi birine üye değilim. Dolayısıyla “Kim köşe kadısı, kim bostan bekçisi olacak”  derdim de değil.

Lakin memleket te bizim! Burada ne yaşanıyorsa etkisi bize oluyor.

Bu yüzden adayların etki odaklı mı yoksa biat odaklı mı olacakları hususunda endişelerim var.

Bu meslek odalarına aday olanların bilgi, birikim, donanım ve deneyimleriyle değil de,  siyasal bağlantılarıyla anılmaları bu endişelerimi doğruluyor.

Altını özenle çizeyim, burada kast ettiğim, kişilerin sade bir yurttaş olarak hangi düşünsel alana sahip oldukları ya da hangi partiyi oy verdikleri değildir. Vurgulamaya çalıştığım siyasal bağlantılarıyla veya bir siyasal partinin adayı olarak anılmalarıdır.

Gerçekleşir mi bilemem ama mevcut oda başkanının bir siyasal partiden aday adayı olmayı düşündüğünü artık tüm Tokat biliyor. Tokat Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına adaylık için adı geçenlerden diğer birisi için de “AKP’ye yakınlığı ile bilinen” şeklinde tanımlama yapılıyor. “Tokat Ticareti Kırmızı Çizgimiz” sloganıyla adaylığını açıklayan üçüncü kişi için de aynı endişe söz konusudur.

Tokat Ticaret Borsası başkanlığına aday olan isim ise AKP İl Başkan Yardımcısı.

Baro seçimleri içinse Tokat AKP’nin Sayın Volkan Bozkurt’u hazırladığı hatta Başkan Sayın Eyüp Eroğlu’nun bu konuda personeline mobbing uyguladığı avukatlarca dillendirilir olmuş.

Şimdi soru şu? Bu yarı kamusal meslek örgütlerinin siyasallaşması, bu meslek odası üyelerine ve Tokat’a ne yarar sağlayacak?

Ticaret Borsası’na aday olan kişi kimliğiyle ilgili soruya “Hiçbir siyasi partinin adayı değiliz ama kimliğimiz belli” diye yanıt veriyor. Aslında bu kişin yanıtını “biz” çoğul ekiyle vermesi bile niyetini açık ediyor. Bir insanın siyasi kimliğinin belli olmasıyla, sahip olduğu siyasi kimlikle bir partide il başkan yardımcılığı görevini yürütmüş olması ve bundan hareketle yapılan bir takım hesaplamalardan sonra, bir meslek odasının başkanlığına aday olması aynı şey değildir.

Üstelik AKP İl Başkan Yardımcısı adayın AKP iktidarının 20 yıllık tarım politikası ortadayken, kendisine “Geçmişten geleceğe tarım bizim işimiz” sloganını seçmesi ve billboarda yayınlaması da gerçeğin güldürücü yanı gibi duruyor.

20 yıldır kimi sivil toplum örgütlerinin bir “sivil toplum” değil de, “siyasal toplum “ haline dönüştürülmesi çalışmaları düşünüldüğünde, bu adayların siyasal kimliklerinin yersiz olmadığı algısına kapılıyor insan.

Bir partiye oy veren sade seçmenle, siyasal kimliği ile öne çıkan bir kişinin bu kurumlara aday olmaları çok farklıdır. Bir düşünsel alana sahip olan adayın aksine, siyasal kimliği ile öne çıkan aday, yapıcı toplumsal karşıtçılığın (muhalefetin), çok renkliliğin sesi olamaz. Bu durum Tokat için büyük bir tehlikedir.

Çok somut bir örnek verelim. Diyelim ki, siyasal kimliğiyle öne çıkan AKP İl Başkan Yardımcısı Oda başkanı seçildi. Mevcut siyasal iktidarın ekonomi politikasını eleştirebilir mi? Tokatlı iş adamı ve esnafın, çiftçinin siyasal iktidarın yanlış politikaları sonucunda perişan olduğunu yüksek sesle dillendirebilir mi?

Oysa yarı kamusal meslek örgütlerinin gerek üyelerinin, gerekse halkın somut yaşam gerçeklerine ve Tokat’ın sorunlarına uygun bir kamuoyu yaratılmasında etkin olmaları beklenir.

Ne yazık ki yaşanan gelişmeler, bu tür yarı kamusal örgütlerde siyasal kimliklerden yola çıkarak meydana gelen yapılaşmaların, erk sahibi kişi ve kurumların görüşlerini tek taraflı olarak topluma dayatıldığı, bu kesimin görüşlerinin ve eylemlerinin doğallaştırıldığı ve sistemli bir beyin yıkamayla var olan siyasal erk yapılarının yararına “rıza” üretme işlevinin yerine getirildiği yapılara dönüştüğünü göstermektedir.

Oysa üyelerin, halkın ve Tokat’ın ortak amaçlarının gerçekleştirilmesi için bir araç olan ancak, özellikle siyaset ve siyaset erbaplarınca şekillendirilen meslek örgütleri “siyasal erke biat etme bilincinin geliştiği”, “siyasal erkin koşulsuz, sorgusuz onaylandığı” yapılara asla dönüşmemelidir.

Tokat’ın,  siyasal erke biat ederek değil, Tokat’ın kalkınmasında tüm sektörlerin ve yerel toplumun gücünü ortaya çıkaracak, Tokat’ın hak ettiği yatırım ve kaynakların alınmasında baskı kümeleri olarak kullanılabilecek ve siyasallaşmamış yapılara ihtiyacı vardır.

Ancak siyasallaşmamış bir sivil toplum birlikteliği Tokat Yöresinin kalkınması için Tokatlıların bütünleşmesini sağlayabilir,  Tokat sivil toplumunu aynı inanç ve değerler etrafında toplayabilir, bu büyük gizili Tokat’ın kalkınması yönündeki bir ortak bilincin yaratılması konusunda yönlendirebilir.

Bir siyasal erke payandalık yaparak, şehri ve şehir toplumu için kalkınma sağlamış bir sivil toplum kuruluşu örneği yoktur. Bu tür bir sivil toplum kuruluşu ancak o sivil topluma egemen olanların yararına hizmet eder.

Siyasal erkin 20 yıldır Tokat’tan istediğini gereğinden fazla almasına karşın, Tokat’ın siyasal erke güvenerek düş kırıklığına uğrayan bir şehir olmaktan kurtulamadığını, her seçim döneminde seçmene  “bal bal” diyen siyasetçilerin ağzımızı tatlandıramadığını, balı hep eli ve dili uzun olanların yediğini düşündüğümüzde bunu daha iyi anlayabilirsiniz.

YARIN: Oda başkanlığa aday olacaklar ne yapmayı planlıyor?

İlgili Yazılar

Ata Tohumları Honaz’da Koruma Altında

TOKATtan Haber

Yazın Aşırı Terlemeye Son

TOKATtan Haber

Turhal Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nde dekanlık devir teslimi

TOKATtan Haber

Yorum Yaz