Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Oda başkanlığa aday olacaklar ne yapmayı planlıyor?

Aslında bir başka yazı kaleme almıştım.

Ancak kimilerinin kendi meşrebine ya da çıkarlarına uygun başkan adayı seçip, diğerini karaladığı ya da yok saydığını gördüğümden, adaylara yararlı olabileceğini düşündüğüm bu yazıyı yazdım.

Öncelikle Tokat TSO’ya başkan adayı olduklarını açıklayan ticaret erbabına başarılar dilerim. Umarım bu kararı alma cesaretlerinin kaynağı hayalcilik değil, rasyonalitedir. Umarım ve dilerim seçilecekleri başkanlık makamını kendi gelecekleri için değil de,  Tokat’ın, insanlarının ve odalarının gelişimi için bir kazanıma dönüştürme eğilimindedirler.

Bir yerel gazetede adaylardan birisinin “liyakat kazansın” dediği yazıyordu. Bu temenniye kim katılmaz ki? Ülkenin içinde bulunduğu durumun nedeni “liyakatsiz kadrolar” değil mi?

Soru şu! Tokat TSO Başkanlığına aday olanların liyakat sahibi olup olmadıkları nasıl belirlenecektir? Öğretim (tahsil) düzeylerine bakarak mı? İş yaşamlarındaki başarı hikâyelerine göre mi? Yoksa herhangi bir siyasal eğilime ne kadar yakın ya da uzak olduklarına göre mi?

Hiçbirisi değil! Peki, neye göre belirlenir? Kişinin vizyon sahibi olup olmamasına ve yönetişim kavramını ne kadar içselleştirdiğine göre belirlenir? Çünkü bir kurumun başarısı, o kurumun başındaki kişinin vizyonuyla şekillenir, sergilediği yönetişim ve analitik düşünce uygulamalarıyla başarıya ulaşır. Vizyonu olmayan kişinin misyonu da olmaz. Bunlar salt tahsille elde edilmez. Kişinin eğitimli insan olma çabasına verdiği önemle kazanılır.

Aday olmadığı için rahatça yazabilirim. Bu konuda örnek arayanlar, Sayın Ahmet Arat’ın ilk dönem sergilediği doğal başkanlık uygulamalarını inceleyebilirler. Elbette hataları da olabilir. Ama Sayın Arat’ı ikinci kez oda başkanlığına götüren sürecin altında, O’nun vücut ısısı seviyesinde bir egosu, uz görüsü, doğal, sıcak ve ölçülü bir yönetişim ve iletişim becerisine sahip olduğu unutulmamalıdır.

Tokat TSO başkanlığına aday olan kişilerin iş yaşamındaki başarıları, Tokat TSO’ da başarılı olacaklarının garantisini vermez. Tokat TSO yönetimi, iş yaşamından farklı bir yönetişim anlayışını zorunlu kılar.

Peki, mevcut adayların ne denli vizyoner bir bakış açısına sahip oldukları nereden anlaşılır. Açıkladıkları “manifestolarından”, Tokatlılara ve Tokat iş dünyasına açıkladıkları “eylem planlarından” ve varsa bir önceki başkanlık uygulamalarından anlaşılır.

Peki, şu ana kadar mevcut adaylardan bir manifesto, bir eylem planı açıklayanına tanık oldunuz mu? Hayır! Seçildiklerinde neler yapacaklarını bildirdikleri, bir takvimi, performans kriteri, tahmini bütçesi, amacı, hedefi olan eylem planları olduğunu duyduk mu?

Sade bir yurttaş olarak duymayı çok arzu ederdim ama duymadım. Oda üyeleri duydu mu? Duymadı iseler seçimlerini hangi kritere göre yapacaklar?

Öyle “Tokat ticareti kırmızı çizgimizdir” gibi genel geçer cümlelerle olmaz. Üstünde düşünülmesi gerekir.  Aslında bu söylem bile, sanayici olduğunu söyleyen bir iş adamının, sanayiyi değil, ticareti öncelediğini akıllara getirmektedir. Oysa başkanlık için adaylık başvurusunda bulundukları kurumun adı Tokat Ticaret ve Sanayi Odasıdır. “Tokat Ticareti ve Sanayisi Kırmızı çizgimizdir” gibi bir slogan daha uygun düşmez miydi? Bugün Tokat OSB’ de market zincirlerinin depolarının bulunması bile sanayiye verilen değerin ölçüsünü göstermektedir.

Oda başkanlığı “vizyonerlik”, “yönetişim”,  “gönüllülük” anlayışıyla, “özveriyle” ve “kurumsallaşmanın” oluşturulmasıyla yürütülebilecek bir zorlu görevdir. Bu görevi yürütecek olanların gerektiğinde yapıcı toplumsal karşıtçılığı (muhalefeti) dengeleri koruyarak yapabilecek, temsil ettiği üyelerin ve toplumun sesi olabilecek,  yerel aktörlerle işbirlikleri geliştirebilecek bilgi, birikim, donanım ve deneyime sahip olması gerekir.

Ahbap çavuş ilişkisiyle yürütülen bir oda başkanlığının, bu ilişkiyi yürütenden başkasına bir yararı dokunmaz.

Peki, oda başkanlığa aday olacaklar neyi nasıl planlamalılar?

Kimseye akıl vermek düşüncesinde değilim. Yazacaklarım bir öneridir. Yararlanmak isteyenler ayrıntılarını öğrenebilirler.

Öncelikle şu hususun altını özenle çizeyim. Bu yönde bir çalışması var mıdır bilmiyorum. Mevcut Oda Başkanı Sayın Ali Çelik ilk dönemde neler yaptıklarını özetleyen bir bilgi paylaşımını kamuoyu ve üyeleriyle paylaşmalıdır.

Adaylarsa kurum çalışanlarına, üyelere ve Tokat’ın iş dünyasından etkilenen (istihdam, gelir, alış-veriş vs) biz yurttaşlara yönelik olarak kısa (1 yıl) , orta (1-5) ve uzun vadeli (5+) hedeflerini hiç değilse başlıklar halinde ve bir basın açıklamasıyla duyurmalıdırlar.

Adayların bu hedefleri; çalışanlarının, kurumun, üyelerinin ve Tokat’ın ticaret ve sanayisinin gelişime hizmet edecek, yön verecek, sürdürülebilir makro ve mikro boyutta olmalıdır.

Bu bağlamda; kurum çalışanlarının, kurumun, Tokat’ın, Tokatlı iş insanlarının ve sade vatandaşların gelişimi için somut proje ve eylem planlarıyla, nasıl yararlı bir “meslek örgütü” oluşturacaklarını anlatabilen ve güven veren adaylara değer verilmesi yaşamsal derecede önemlidir.

İlgili Yazılar

Bahçeli CHP’den, bizse hem yaşadıklarımızdan hem de Tokat’taki uygulamalardan dertliyiz

TOKATtan Haber

Koronavirüsten sonra dünya daha adil bir yer olabilir mi?

TOKATtan Haber

15 sokak, 15 bin m2 parke

TOKATtan Haber

Yorum Yaz