Manşet Tokattan

Yurttaşın geleceğe ilişkin hikayesi kalmamış

Mevcut siyasal iktidarın uyguladığı ekonomik modelin toplumun tümünde ağır bir bunalıma neden olmaya başladığını belirten Diş Hekimi Hüseyin Yarıcı “Siyasal iktidar, farklı algılasa da enflasyonu biz sade yurttaşlar aynen dünyadaki gibi hayat pahalılığı olarak algılıyoruz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü.

 “Küçük bir azınlık hayatından memnun olabilir. Tok açın halinden anlamaz. Ancak yurttaşlarımızın büyük bölümü yaşam maliyetlerini artıran, gelirlerini eriten bu ekonomik yıkımdan şiddetle acı çekmekte, ıstırap duymaktadırlar. Çok değil altı ay önce Tokat’ın orta halli bir semtinde bin lira olan kiraya bugün 3-4 bin lira olmuş. Geçen yıl ortalama 500 ila 750 bin lira olan bir eve bu yıl 2 milyon TL istiyorlar.  Geçen yıl en ucuz 150, 160 bin lira olan bir otomobile bugün en az 450 bin TL vermezseniz alamıyorsunuz. Yani yurttaş ev ve otomobil hayallerine son vermiş. Tokat’ta simit 1 liradan 5 liraya, dolmuş ücretleri 3 liradan 7,5 liraya çıktı. Ama ücretler aynı oranda artmıyor. Bu hayat pahalılığı değil de nedir?”

TÜİK enflasyonu yüze 85,51 ENAG’ ın enflasyonu yüzde 185,34

Hüseyin Yarıcı, TÜİK’in Ekim 2022 enflasyon rakamını yıllık yüzde 85,51 olarak açıkladığını vurgulayarak, “ TÜİK istediği kadar düşük enflasyon seviyesi belirlesin. Halkın enflasyonu almış başına gidiyor. Buna rağmen TUİK’in açıkladığı enflasyon oranı 24 yılın zirvesindedir. Bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu ENAG ise yıllık enflasyonu ekimde yüzde 185,34 olarak açıkladı. İki oran arasında bu kadar büyük bir fark olur mu? Ücretlere yapılacak olan zam oranlarının TUİK’in açıkladığı enflasyon oranında artırılacağı düşünüldüğünde, yurttaşlarımızın artan hayat pahalılığı karşısında ne kadar mağdur olacakları ortadadır” dedi.

Yurttaşın geleceğe ilişkin hikâyesi kalmamış

Konda Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır’ın Türkiye Sosyal, Ekonomik, Siyasal Araştırmalar Vakfı’nın düzenlediği toplantıda verdiği rakamların çok çarpıcı olduğuna vurgu yapan Diş Hekimi Yarıcı, “Bugün Türkiye’de yüzde 40 hanenin geliri giderinden eksik… Yani 9 milyona yakın hanenin bütçesi açık veriyor. Yüzde 50 yani 11 milyon hanenin gelirine göre kurabildiği bir hayat var. Günlük yaşıyor. Yurttaşın geleceğe ilişkin bir hikâyesi kalmamış, iki ay sonra işsiz kalsa çökecek. Türkiye’de geliri giderinden fazla olanların oranı ise sadece yüzde 10. Yani sadece 2.2 milyon hane… Enflasyonun yarattığı tahribat sadece ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik. Her 3 çocuğumuzdan 1 ‘inin yoksullukla ve yoksunlukla mücadele ettiğini görmezden gelemeyiz. Geçtiğimiz hafta açıklanan sefalet endeksinde Türkiye 93.3 puanla, en yakın takipçisi Arjantin’e fark atarak birinci oldu. Sefalet endeksinde tarih yazdık ve birinci olduk. Bu sayede İkinci Dünya Savaşı’nın en zorlu zamanlarından bile daha kötü bir durumda olduğumuz ortaya çıkmıştır” dedi.

20 yıl ülkeyi yönetip verdiği vaatleri gerçekleştiremeyenlere şimdi neden inanalım

Siyasal iktidarın “Türkiye Yüzyılı Vizyonu” na da değinen Diş Hekimi Hüseyin Yarıcı, “Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı, 2002 den bu yana iktidarda değillermiş gibi,  gelecek dönemde seçilip de iktidara gelirlerse neler yapacaklarını anlattı. Oysa 2011 yılı Haziran ayında Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023 yılı için ekonomik, siyasi ve altyapı hedeflerinin olduğu çok sayıda madde açıklamışlar ancak bugüne kadar bu vaatlerin birçoğu gerçekleşmemiş, adım atılan alanlarda hedeflenen rakamlara ve büyüklüklere ulaşılmamıştır. 20 yıl ülkeyi yöneten, verdiği vaatlerin birçoğunu gerçekleştiremeyen bir siyasal iktidarın açıkladığı 2023 yılı hedeflerine neden inanalım?” dedi.

Ücretler gerçek enflasyon oranında artmadığı için hayat pahalılığı yurttaşlarımız için çekilmez bir hale dönüştü

 “Diş Hekimi Hüseyin Yarıcı bal bal demekle ağzımızın tatlanmadığını yaşayarak öğrendik. Şimdi ‘Türkiye Yüzyılı Vizyonu’ diyerek bizlere çoban kulübesinde padişah rüyası gördürmeye çalışan bir siyasal iktidara neden güvenelim?” diyerek şunları söyledi.

“Bu sıralarda yalnızca steril ortamlarda gezinen, çarşıda, pazarda pek göremediğimiz İktidarın yerel temsilcileri; Tokat milletvekilleri “kendilerine neden inanmamız gerektiğini” hamasi konuşmalara sığınmadan, makul ve mantıklı cümlelerle bize anlatabilirler mi? 2011 yılında 2023 için çok sayıda hedef belirleyen dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aradan geçen 11 yılda bu hedeflerde bazılarına yaklaşıldığını ama tutturulamadığını bazı alanlarda ise gerileme yaşandığını nasıl açıklayabilir? Örneğin enflasyon tek haneye düşecekti ama olmadı. Aksine azdı! TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 85,51 olurken, ENAG’a göre ise yıllık enflasyon yüzde 185,34 oldu. İşin acı yanı, ücretler gerçek enflasyon oranında artmadığı için hayat pahalılığı yurttaşlarımız için çekilmez bir hale, mülteci konusu ülkemiz için bir “beka sorununa” dönüştü. İşsizlik oranı yüzde 5’ lere indirilecekti o da tutmadı. 2021 yılı itibariyle TÜİK’ in açıkladığı rakam yüzde 11,2 oldu. Gerçek işsizlik oranının bunun çok daha üstünde olduğunu ise bilmeyen kalmadı.

Anlaşılıyor ki, Cumhur İttifakı için beka sorunu sadece bir laftan ibaretmiş

Diş Hekimi Hüseyin yarıcı, siyasal iktidarın ve ortağının sürekli “beka” sorununa vurgu yaptıklarını ancak anayasa değişikliği yapabilmek için HDP ile bir araya geldiklerine işaret ederek, “Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener Hanımefendinin de dediği gibi ‘vesayet diyenlerle başı sıkışınca demokrasi diyenler bir arada. Anlaşılıyor ki, Cumhur İttifakı için beka sorunu sadece bir laftan ibaretmiş” dedi.

Hüseyin Yarıcı yurttaşların, Millet İttifakı’nı HDP ile gizli ittifak kurmakla itham edilmesini, iyi okumaları gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi.

Yurttaşlarımız ‘HDP ile görüşen PKK ile görüşmüştür’ diyenleri unutmamalıdır. Yurttaşlarımız açılım sürecini, Oslo’yu, Habur’u, terörist başının mektubunun devletin kanalında okutulmasını unutmamalıdır. Artık takke düşmüş kel görünmüştür. Yurttaşlarımız rahat olsunlar. Genel Başkanımızın da dediği gibi ‘Tüm bu ilkesiz siyaset sirkinin ortasında; Bizim İYİ Parti olarak; tavrımız da, duruşumuz da, anlayışımız da, en başından beri nettir. Kim ne derse desin, net olmaya da devam edecektir. Biz, demokrasiden yanayız. Biz, millet iradesinin, sandığa yansımasından yanayız. Biz, milletimizin taleplerinden yanayız.”

Tokat TSO seçimleri

Diş Hekimi Hüseyin Yarıcı 5 Kasım’da yapılan Tokat Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine de değinerek, “Ortaya çıkan tablonun Tokat TSO’ da bir ayrışmaya değil,  birlikteliğin kazanacağı bir yapıya dönüşmesi en büyük arzumdur. Tokat Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni dönemde Tokat ekonomisinin gelişime odaklanması, bir ayrışma, bölünme olmaksızın seçilen başkan ve ekibinin, Tokat’ın diğer kurum ve kuruluşlarıyla sağlıklı ve sürdürülebilir bir istişare ve işbirliği geleneğini başlatmasını dilerim. Tokat’ın her alanda olduğu gibi, yerel ekonomi alanında kalkınması için Tokat TSO’ nun, şehrin yerel dinamiklerini harekete geçirebilmesi için, hem kendi aralarında hem de yerel işbirliklerine önem ve öncelik vermesi gereklidir. Şimdiden seçilecek başkan ve yönetimine başarılar dilerim” dedi.

İlgili Yazılar

“Atatürk’e lanet okumanın bedelini ödeyeceksin”

TOKATtan Haber

Tutumlu Kadınlar Doka Desteği İle Dijital Ortamda Satışa Başladı

TOKATtan Haber

Kariyer Merkezlerinin Geleceği Çalıştayı

TOKATtan Haber

Yorum Yaz