Editörün Seçtikleri Manşet Yaşam Yurttan

AKP ve MHP’nin yarattığı kirlilik ülkeyi boğuyor

Nurcan Gökdemir Yazdı

Milli Görüşçüler, Menzilciler, Nurcular, mafya, çıkar çeteleri Cumhur İttifakı içindeki gerginliğin başrolünde… Güç savaşının kazananı olacak gibi görünmüyor ama esas tehlike bu çürümenin tüm ülkeyi çürüttüğü gerçeği…

28 Mayıs akşamı Devlet Bahçeli bir açıklama yaptı: “ Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez.” 14-28 Mayıs seçim sürecinden oy erimesine karşın zaferle çıkan Cumhur İttifakı’nın ortaklarından Bahçeli’nin bu sözlerini anlamlandırmak çok mümkün olmadı, Bahçeli’nin bir takım korkuları, kaygıları vardı belli ki ancak bu anlaşılamadı, kendisi de açıklık getirmedi.  

31 Mart yerel seçimlerinde yaşadıkları yenilgi sonrası bu sözler kullanılsaydı anlamak çok kolaydı ancak çok zorlansalar da 14-28 Mayıs’ta iktidarlarını korumuşlardı. Ancak deneyimli bir politikacı olan Bahçeli’nin halk desteğinin azalması ile varılacak menzili gördüğü yorumlarını dillendirenler çoğunluktaydı.  

2023 Mayıs ile 2024 Mart arası bu korkunun, kaygının izlerine çok fazla tanıklık edilmedi. İktidar ortakları arasında çok hassas olduğu bilinen bağ, “birbirlerine mecbur olma gerçeği “ile korundu ve 31 Mart’a gelindi.  

YEREL SEÇİM TOKADI  

31 Mart’tan ilk kez ikinci parti olarak çıkan ve halk desteği azalan AKP, ciddi bir hasar kontrolü yapmak zorunda olduğunu gördü. Burada önünde iki yol vardı ya ortağı ile alıştıkları gerginlik, baskı ortamını sürdürecek ya da halkın “Artık yeter” dediği alışılmış uygulamalarından görünürde de olsa bir süreliğine vazgeçecekti. Ancak iktidar ortağı MHP’nin, buna tahammülü olmadığı en yetkili ağızlardan dillendirildi, bu yeni politikada yeni partnerler belirlenmesinin, politika değişikliğinin zaten azalan güçlerini daha da azaltacağını gördükleri anlaşıldı.  

AKP, halkın tepkisine yol açan sorunları makyajlamak, bunun için güç toplayana kadar yeni bir rota tutturmak istiyor, MHP de kendini tanımlamakta zorluk çekeceği bu yeni duruma razı olmak istemiyordu. Tüm bu gelişmeler AKP’nin kurumsallaştırdığı, MHP’nin de desteklediği siyaset anlayışı çerçevesinde salt siyasi dinamiklerle şekillenmeyeceği kısa sürede anlaşıldı.

Devlet içinde önce FETÖ örgütlenmesinde görülen, daha sonra da başka isimlerle devlette yuvalandırılan karanlık güçler harekete geçirildi.  

ATEŞ İDDİANAMESİ, KAPLAN OPERASYONU  

Ülkü Ocakları eski Başkanı Sinan Ateş’in bir suikast sonucu öldürülmesi ile ilgili iddianame doğal sürece aykırı olarak bir hayli geciktikten sonra açıklandı. Bu iddianame ile Cumhur İttifakı içinde yaşananları okumak isteyenlerin ilk gördüğü, bahar havasının sürdüğü idi. Ancak bu izlenimin gerçek olmadığı çok kısa bir süre içinde ortaya çıktı. Medyaya bazı fotoğraflar sızdı, Ülkü Ocakları’na ait bazı arabaların Ateş suikastında da kullanıldığı görüntüleri yayımlandı. Bunların basına sızdırılmasının hemen ardından Ankara yeni bir haberle heyecanlandı, çok sık görüşmeyen iki iktidar ortağı Erdoğan ve Bahçeli 11 gün aradan sonra yeniden bir araya gelecekti. Bunun amacı konusundaki tahminler neredeyse tekti: Bu olağanüstü görüşmenin nedeni kamuoyuna sızdırılan ve Ateş suikastında Ülkü Ocakları’nı adres gösteren fotoğraflardı. Bir saat süren ve “gergin olduğu” söylenilen görüşmeden sonra bir açıklama yapılmadı, siyasi kulislere görüşmenin içeriğine ilişkin bir bilgi yansımadı.  

ORTAKLARIN MÜCADELE ALANI  

Ankara’da Sinan Ateş suikastına ilişkin araç fotoğraflarının yayımlanma nedeni yorumlarken dillendirilen “AKP, MHP’yi sıkıştırıyor, yeni politikaya ikna etmeye çalışıyor” yorumlarına yol açan gelişmeler bir başka olayla sürdü. Aslında siyasetle devlet yönetimiyle yan yana gelmemesi gereken bir başka olay siyasetin ana teması oluverdi. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü bir mafya operasyonu, Cumhur İttifakı ortakları arasındaki güç savaşının mücadele alanı oluverdi. Suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan isimli bir kişi ve ekibine yönelik başlatılan operasyonlar çerçevesinde gözaltına alınan Serdar Sertçelik’in sosyal medyadan yayımladığı ifadeler ortaklar arasındaki gerginliğin ötesine geçen kavgayı görünür kıldı.  

Aslında “gizli tanık” olan Sertçelik’in iddiaları yeni bir tartışmaya yol açtı. Sertçelik, emniyetten bazı isimlerin Recep Taypip Erdoğan’ın yakın ekibinde yer alan isimler ve eski Bakan Bekir Bozdağ hakkında ifade vermesi için yönlendirdiğini de iddia etti. Bu arada dikkati çeken bir gelişme daha yaşandı, Kaplan soruşturmasını yürüten Murat Çelik’in Antalya Emniyet Müdürü olarak atanacağı haberi Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Eyyüp Yıldız’la birlikte göründüğü bir fotoğrafla servis edildi. Emniyetçiler gözaltına alındı, panik halinde Saray’a “imdat” sesini duyurmaya çalışanlar oldu, tehditler, gözdağı vermeler havalarda uçuştu. Ankara’da siyasi dinamiklerle şekillenmesi beklenen bir gerginlik, mafyatik yöntemlerle hesap görme savaşına dönüştü. Yaşananların şifresi çözülmeye çalışılırken Bahçeli, TBMM’de yapılan partisinin grup toplantısının kürsüsünden “MHP’ye operasyon çekiliyor” deyiverdi.  

ÖNCE FETÖ SONRA DİĞERLERİ  

AKP iktidarları döneminde devletin en küçük birimine kadar hakim olan ve liyakat yerine, siyasi görüş, cemaat, tarikat mensubiyeti dikkate alınarak inşa edilen yapılar artık birbirini deşifre ederek güç devşirmeye çalışıyor.  

Milli Görüşçüler, Menzilciler, Nurcular, mafya, çıkar çeteleri aslında siyasi zeminde sürdürülmesi gereken bir mücadelenin tam ortasında yer alıyor. Önce FETÖ ile görünür olan devletin kimlere teslim edildiği her olayda bir kez daha ortaya çıkıyor. AKP ve ortağı MHP’in yarattığı bu kirli yapı şu an en çok onları zorluyor gibi görünüyor, yarattıkları kirlilik yukarıdan aşağıya tüm devlete hakim oldu. Güç savaşlarının kazananı olacak gibi görünmüyor ama esas tehlike bu çürümenin tüm ülkeyi çürüttüğü gerçeği… 

KAYNAK: BİRGÜN

İlgili Yazılar

Mustafa Arslan’ın 15 Temmuz mesajı

TOKATtan Haber

“İnsan dünyanın en geç olgunlaşan meyvesidir”

TOKATtan Haber

CHP’li Durmaz: “Umudumuz Cumhuriyet”

TOKATtan Haber

Yorum Yaz