Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

Tokat gibi tarım şehirlerinin yıldızı parlayacakmış…

Bu söz, Tokat Milletvekili Sayın Özlem Zengin’e ait.

Güneş Medya Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Aktürk’le gündemi değerlendirirken, Tokat gibi tarım şehirlerinin ön plana çıkacağını ifade ederek,  “Tokat gibi tarım şehirlerinin yıldızı parlayacak” diyerek, açık yaramıza tuz ekmiş.

Tarımla ilgisi acısı ve derdi hiç bitmeyen Tokatlı tarım erbabının üzüntüsünü artıracak bu sözleri durduk yerde neden ettiğini bilmesek de, biz Tokatlı vatandaşların yıllardır; en azından 20 yıldır süren deneyim ve gözlemlerimiz, Tokat tarımının yıldızının parlamasını çok istiyor isek de, böylesi sağlam bir zemine oturmayan hamasi söylemlere artık itibar etmememiz gerektirdiğini öğretti bize.

Mark Twain, “Yağmur duasına çıkmadan önce, meteorolojinin kayıtlarını karıştırmak her zaman faydalıdır” diyor.[1]

Bu tür açıklamalara inanmamız için yıllardır yapılan açıklamaların, sürdürülen tavırların akla ve gerçeğe dayanması gerekir. Ancak geçmiş kayıtlara baktığımızda; edilen sözlere,  20 yıldır yapılan uygulamalara, bu konuda gerek büyük siyasal otoritenin,  gerekse Sayın Özlem Zengin’ de dâhil yerel siyasi otoritenin Tokat tarımıyla ilgili yaptıkları işlere baktığımızda “işte bu!” diye bizi heyecanlandıracak bir eylemlerine tanık olmadığımız görülecektir.

Sayın Özlem Zengin Hanımefendi güzel şeyler söylemiş lakin “bal bal demekle ağız tatlanmıyor.”

Atalarımız “Kuru lâf karın doyurmaz”, “Lafla peynir gemisi yürümez” gibi sözleri boşuna söylememişlerdir. Bir işten olumlu sonuç alınmak isteniyorsa, o konuda eylemde bulunmak, yararı dokunan davranışlar göstermek gereklidir. Yalnız konuşarak,” yapacağız”, “edeceğiz” diyerek bir yere varılmaz ve hiçbir iş gerçekleştirilemez.

Kısacası, atıp tutmaktan ziyade harekete geçip uygulamak ve çalışmak lâzımdır.

Sayın Zengin açıklamasında, Tokat gibi tarım şehirlerinin ön plana çıkacağını ifade ederek, ”Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ da MKYK toplantısında bunu ifade etti. Tokat’ın da ismini zikrederek, tarım ve hayvancılık ağırlıklı şehirlerin artık ön plana çıkacağını söyledi” diyerek,  bu gün öne çıkan konulardan bir tanesinin, tarım meselesi olduğunun altını çizmiş ve ” Bütün dünyada tarıma bakış bambaşka bir noktaya gelmiş durumda. Önce herkes en azından belli bir düzeyde kendi ülkesinde her şeyi üretmek zorunda olduğunu bir kez daha görmüş oldu” demiş.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Tokat’ın adını zikretmiş olmasından nasıl bir mutluluk duymamız gerekiyor bilmiyorum ama siyasal iktidarın çok geç de olsa ülkemizin üretim yapmak zorunda olduğunu görmesi ve “herkes en azından belli bir düzeyde kendi ülkesinde her şeyi üretmek zorunda” noktasına geç de olsa gelmiş olmaları büyük ve sevindirici bir gelişmedir.

Lakin akıllardaki soru şu!

Buğday başak verince orak kıymete biner hesabı, 20 yıldır ortada duran, önemli görülmeyen Tokat tarımı ihtiyaç duyulunca mı değer kazandı veya “oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede” sözünde olduğu gibi siyasal iktidar ve mensupları kendilerine gerekli olan şeylerin peşine mi düştüler, yine bir şeyler mi elde etmeye çalışıyorlar?

Ya da bu “üretim” meselesi siyasal iktidarın ve de yerel siyasetin gündemine gerçekten girmiş midir, yoksa 20 yıldır olduğu gibi “baş başa, baş da şeriata bağlı” yaklaşımı devam mı edecektir onu da elbette göreceğiz.

Tokat’ın tarım konusunda (turizmde de öyle) 20 yıldır “erteye kalan arkaya kalır” konumunda bir şehir olduğu artık Bektaşi sırrı değil.

Belki evveli de vardır ama en azında 20 yıldır tarımla ilgili doğrudan ya da dolaylı olan gerekli işler zamanında yapılmamış, hep başka bir bahara bırakılmış, bu nedenle de tarımda başarılı sonuçlar alınamamıştır.

Örneğin bu siyasal iktidar döneminde; 2006 yılında, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanarak yayınlanan “Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı” nda belirtilen sorunların giderilmesi, önerilen projelerin yaşama geçirilmesi bir türlü sağlanamamış, plandaki öneriler 20 yıldır dikkate alınmamıştır.

Çünkü siyasal iktidar, katma değer yaratan üretime dayanmayan, ithalat ara ürünlerini işleyerek ihracat kazancı elde eden, çılgınca tüketen ve başkasının parası ile düğün dernek yapan ve hayaller üreten bir ekonomik yapıyı 20 yıldır sürdürmeye çalışmıştır.

Sayın Zengin Tokat’ın tarımsal üretimle kalkınmasını ve bu anlamda ülke ekonomisine de önemli bir katkı sunmasını sözde değil, özde istiyorsa, “lafa söze değil, öze ve hale” bakmalıdır.

Bakın biraz önce söz ettiğim “Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı ”nın hemen girişinde “Türkiye’nin Karadeniz’e açılan kapısı olmuş, yaşam kalitesini yükseltmiş, çevreye duyarlı, rekabetçi, hızla gelişen bölge” yazıyor.

Ne yazık ki, Çorum, Amasya, Samsun ve Tokat’tan oluşan TR83 Bölgesi’nde bu hedefi yakalayamamış tek şehir Tokat’tır ve herhalde bunun suçluları, siyasal erk dâhil olmak üzere, bu şehirdeki yerel siyasi otorite, ilgili kamu kurumları ile ilgili meslek odaları ve bu vurdumduymazlığa ses çıkarmayan biz Tokatlılardır.

Sayın Özlem Zengin yaptığı değerlendirmede “Şu gayet iyi bilinmelidir ki, gerek genel kurulda, gerek MKYK da, gerekse cumhurbaşkanımızla karşı karşıya geldiğimizde, ilk gündem maddemiz Tokat” diyor.

Siyasal erkin ve siyaset erbabının 20 yıldır Tokat’ı hayal kırıklığına uğrayan bir şehir haline getirmelerini düşündüğümüzde, bu sözlere inanarak, çoban kulübesinde padişah rüyası görelim mi görmeyelim mi bilemedim.

Ha bir de Sayın Zengin’in “yabancı ülkelerin ağız tadına uygun ürünler üretmek durumundayız” açıklaması var ki, Tokat’taki geleneksel tarım üretimiyle ve var olan tarımsal üretim alt yapısıyla bu” izaha muhtaç” açıklamanın nasıl gerçekleştirileceğini de söylemesini beklerdim, bekliyorum da…

Tokat’ta tarımsal üretimin, yabancı ülkelerin ağız tadına uygun ürünler üretilmesi ve katma değer yaratacak şekilde artmasını isteyenler, öncelikle tarımla uğraşan köylülerimizin ve çiftçilerimizin büyük sorunlarını giderecek tedbirleri acilen ve başkaca şekillere büründürmeden almalıdırlar.

Bu tür üstü kapalı, yoruma ve izaha muhtaç açıklamalarla topluma ayar çekilmesi, fildişi kulelerde, saraylarda üretilen süslü söylemlerle Tokat tarımının gelişemeyeceğini tarımla uğraşanlar artık anladı. Bilmem siyasetçiler de anladı mı?

Konuyla ilgili olan ya da ilgi duyan Tokatlılar tarımla ilgili neler yapılması gerektiğini biliyor. Eğer siyasetçiler Tokat tarımının geliştirilmesini gerçekten istiyorlarsa ve kendilerine inanmamızı bekliyorsa bizlere bu alanda neler yapacaklarını açıklamak zorundadırlar.

Örneğin Sayın Özlem Zengin Hanımefendi, Sayın Cumhurbaşkanının, tarımsal ekim yapacak olan çiftçinin, köylünün mazot, gübre, ilaç giderlerinden ÖTV’yi kaldıracağını söyleyebiliyor mu?  

İyi tarım uygulamaları için çiftçiye köylüye gerekli eğitimin ücretsiz ve uygulamalı verileceğini, bunu sağlamak üzere hibe destekler sağlanacağını söyleyebiliyor mu?

Ovalarımızın canını emen kavak ekim alanların yasaklanacağını söyleyebiliyor mu?

Uzmanlaşmış üreticiliğin ve yüksek verimliliğin gelişmesinin teşvik edilmesi, Tokat’ın tarım sektöründe hak ettiği konuma gelebilmesi için, tarım-sanayi entegrasyonunun nasıl tamamlanacağını ve ilave katma değer yaratacak tarımsal ürünlerin nasıl ortaya çıkarılacağını açıklayabiliyor mu?

Dış pazarlara ve sanayiye yönelik katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin nasıl üretilip, yaygınlaştırılacağını söyleyebiliyor mu?

Bu bağlamda, Tokat’ta Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin, MAP’da Paketleme Ortak Kullanım Tesisi, KA’da Depolama Ortak Kullanım Tesisi, İşleme ve Kurutma Ortak Kullanım Tesisi, Toprak ve ürün Analizi Laboratuvarı Ortak Kullanım Tesisi, AR-GE Ortak Kullanım Tesisi, Tohumluk Kontrol, Sertifikasyon ve Fidanlık Merkezi gibi üniteleri de içerecek şekilde kurulacağının müjdesini verebiliyor mu?

Tokat Havaalanının sağlıklı uçuşlara açılması, Tokat-Turhal demiryolunun ve Tokat-Niksar-Akkuş-Ünye bölünmüş karayolunun yeni bir güzergâh şeklinde yapılarak tarımsal ürünlerin rekabetçi pazarlara açılabileceği sözünü “ne yapalım, baş başa, baş da şeriata bağlı” bahanesine sığınmadan verebiliyor mu?

Yok bunların yapılması zor ise Tokat’ın tarımsal ürünlerde rekabetçi piyasalara açılması bir hayalden öteye geçmez.

Diyeceğim o ki,  kelimeler kelime, sözler söz, açıklamalar açıklamadır ama yalnızca performans gerçektir.

[1] Mark Twain; Tom Sawyer’ın Maceraları adlı ünlü çocuk romanının yazarı, mizahçı, roman yazarı ve öğretmendir. Asıl adı Samuel Langhorne Clemens olan yazar, daha çok takma adıyla; Mark Twain olarak bilinir

İlgili Yazılar

Genelge Yayımlandı: Berber ve Kuaförlerde Hangi Kurallar Uygulanacak?

TOKATtan Haber

Tek dertleri ‘din eğitimi’

TOKATtan Haber

Gelişen, Değişen TOGÜ’de Yenilikler Bitmiyor

TOKATtan Haber

Yorum Yaz