Kadir Özbilgin Köşe Yazıları Manşet Tokattan

10 OCAK Çalışan Gazeteciler Günü

Her yıl Tokat’ta da kutlanıyor.

Özellikle Tokat Valisi ve Tokat Belediye Başkanı tarafından gazetecilerin davet edildiği toplantılar yapılıyor.

Peki, bu toplantılar neye yarıyor?

Tokat’taki “çalışan gazeteciler” yani basın emekçileri başta olmak üzere, Tokat yerel medyasının sorunları konuşuluyor, tartışılıyor mu?

Bazı kurumları özellikle Tokat Belediyesi’ni ayırarak (tenzih ederek) belirtmeliyim ki, Tokat’taki sayılı başarılı gazetecilerden birisi olan Dursun Ekrem Er’in sosyal medyadaki isyanı bu bağlamda değişen bir şey olmadığını gösteriyor ve “Çalışan Gazeteciler Günü”,  şehrin yönetiminde başat rol alması gereken Tokat Valiliği örneğinde olduğu gibi, düzenlenen toplantılarla “propaganda günü” ne dönüştürülüyor.

Basın emekçilerinin ve Tokat yerel medyasının sorunlarını konuşmak, çözüm önerileri geliştirmek, yerel medyanın gelişimi için ne tür planlamaların yapılması gerekir, bunları konuşmak yerine toplantıyı düzenleyen Sayın Valinin kendi yaptığı çalışmaları anlatması, gazetecileri kullanarak PR yapması basın emekçilerini kırmaktan öteye geçememiştir.

Tokat Valisi Ozan Balcı’nın Gazeteciler Günü’nü fırsat bilip, kendi propagandasını yapması, her zaman olduğu gibi proje adını verdiği, somut ve ölçülebilir çıktıları olmayan etkinliklerini anlatıp durması, Tokat yerel medyasında görev alan “çalışan gazetecileri” önemsemediğinin, ciddiye almadığının bir göstergesi olarak da okunabilir.

Sormak gerekir, Tokat Valisi Ozan Balcı göreve geldiğinden bu yana Tokat’taki basın emekçilerinin ve gazete imtiyaz sahiplerinin yaşadıkları sorunları gidermek için somut hangi adımı/adımları atmıştır?

Örneğin, hani şu “Turizm Tokat”, “Tarım Tokat”, Sanayi Tokat” gibi proje isimli etkinliklerine “Basın Tokat” isimli bir proje ekleyebilmiş midir?

Tokat’taki basın emekçilerinin gazetelerin birleşmesiyle oluşan istihdam sorunlarını çözebilmek için de bir öneri geliştirmiş midir? Çalışan gazetecilerin aldıkların ücretleri konusunda bir araştırma yapmış mıdır? Tokat Basını ’nın sorunlarının ve çözüm önerilerin tartışıldığı ve tüm Tokat’ı kapsayan bir “Tokat Basın Çalıştayı” ya da benzer bir toplantı düzenlenebilmesine ön ayak mı olmuştur?  Basın emekçilerinin habere hızla ve kolayca erişebilmelerine olanak sağlayabilmiş midir? İlanlı günlük gazete imtiyaz sahiplerinin reklam gelirleri konusunda yaşadıkları sıkıntıları çözüme kavuşturabilmiş midir? Ya da bunun için bir çaba göstermiş midir?

Sermaye yapıları zayıf, bu nedenle çıkar gruplarının etkilerine açık, teknik olanakları yetersiz,  resmi ilanları gittikçe düşen, gazeteciler dâhil çalışanlarını ücretlendirme konusunda açmazda bulunan,  bu yüzden de belirli grupların görüşünü yansıtan ya da yansıtmak zorunda kalan yerel basının güçlenmesi için hangi girişimde bulunmuştur?

Benim bildiğim “hayır!”

Senede bir gün basın emekçilerini hatırlamak, basın emekçisi olmayan kişileri düzenledikleri toplantıya çağırmak ve sonra da basın emekçilerini dinlemek yerine kendi propagandasını  yapmakla , ufak tefek hediyeler dağıtmakla olmuyor bu işler.

Anlayamadığım bir konu da “10 Ocak Çalışan Gazeteciler” günü fiili olarak gazetecilik yapanların ağırlanması gereken bir gündür. Gazeteci olmayanlar, gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlar bu günde düzenlenen toplantıya çağrılmaz. Aslına bakarsanız bu günde yapılacak toplantılara gazete imtiyaz sahipleri bile davet edilmez.

Bugün sahada fiili olarak gazetecilik yapan basın emekçilerinin yaş ortalaması 40 ve üstüdür. Yaygın basının Tokat temsilciliğini ve Tokat yerel medyasının muhabirliğini yapan bu gazetecilerin çoğu usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişmiş insanlardır. Kusurları bulunabilir ama bu insanlar kendilerini emekli ettiklerinde ya da Allah korusun başlarına bir hal geldiğinde yerine ikame edeceğiniz gazetecileriniz var mı? Sayın Vali Basın Yayın ve Halkla ilişkiler ya da İletişim mezunlarının medya sektöründe değil de meslekleriyle ilgisi olmayan sektörde çalıştıklarını biliyor mu?

Bu konu salt gazete imtiyaz sahiplerinin sorunu değildir! Bu konu öncelikle “başarılı bir gazetecilik mesleğinin icra edilmesinden” sorumlu valilik makamı başta olmak üzere, kaymakamlıkların, il, ilçe belediyelerinin, yarı kamusal meslek örgütlerinin ve Tokat özel sektörünün de sorunudur.

Hakkını teslim edelim, Tokat Belediye Başkanı Sayın Eyüp Eroğlu’nun, Tokat yerel medyasının ve zaman zaman basın emekçilerinin ortaya çıkan ihtiyaçlarını olanakları ölçüsünde giderdiğini, destek olmaya çalıştığını biliyoruz.

Lakin Tokat Valiliği örneğinde olduğu gibi,  gazeteciler gününü düzenleyen bir kurumun propaganda gününe dönüşen “gazeteciler günü” bu meslek grubunu arzuladıkları noktaya ulaştıramaz.

Değerli okurlar, Tokat şehir yaşamına ilişkin sorunlar, bu şehir sakinlerinin ve bu şehri yönetmekten sorumlu olanların ortak sorunudur ve ortak sorumluluğu içindedir. Valilik, kaymakamlıklar, belediyeler ve yarı kamusal nitelikteki meslek örgütleri ve hatta şehrin ekonomisine yön veren özel sektör kuruluşları, yerel medyanın sorunları ve gelişimi konularında sorumluluk almaktan, destek vermekten kaçınamazlar. “Bize ne bu iş gazete imtiyaz sahiplerinin sorunudur” diyemez.  

Şehrimizde ortaklaşa bir kent kültürünün yaratılması, uzaklıklara değil yakınlıklara odaklı bir uzlaşma zemini arama konusundaki istek ve çabalara, dahası bu konuda bir bilinç gelişimine bağlıdır. Tokat yerel medyasının sorunlarının ağırlıklı olarak giderilmesi, içinde bulundukları sorunların hepsi olmasa da bazılarının iyileştirilmesi, yaşanılan kente aidiyet duyulması ve kent halkının birlikte refahı için şarttır.

Velhasıl çalışan gazeteciler toplumla şehri yönetenlerin arasındaki iletişimi sağlayan değerli bir mecradır ve bilinmelidir ki, bu iletişim yoksa toplum da yoktur.

Bu şehri yönetmekten birinci derecede sorumlu olanlar “Çalışan Gazeteciler Günü” nde PR yapmak yerine, bu meslek grubunun sorunlarına el atması gerekir.

 Peki, “önerin ne diye?” soracak olanlar varsa onu da söyleyeyim.

1-Tüm Tokat’taki (il ve ilçeler) yerel medyanın, yaygın medya temsilcilerinin sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği geniş katılımlı ve tamamen yerel özellikte bir toplantı ( çalıştay ya da benzeri) yapılmalıdır.

2-Bu toplantı valilik, il ve ilçe belediyeleri, yarı kamusal nitelikte meslek örgütleri, özel sektör temsilcileri, ilgili basın yayın örgütleri ve bu konularda yaratıcı fikirler sunacak kişilerin işbirliğinde düzenlenmelidir.

3-Söz konusu toplantı geniş katılımlı ve tüm katılımcıların ama özellikle de yerel medya temsilci ve çalışanların dinlendiği, konuşmaların kayıt altına alındığı uygun bir süre içerisinde (3 ila 7 gün)   düzenlenmelidir.

4-Toplantı süresinde tüm katılımcıların katıldığı bir anket düzenlenmelidir.

5-Toplantı sonrası sorunların ve dile getirilen çözüm önerilerinin ve elde edilen verilerin yer aldığı bir “sonuç raporu” hazırlanmalıdır.

5– Hazırlanan “sonuç Raporu” ndan yola çıkılarak, kısa bir “Eylem Planı” hazırlanmalı, ilgili tarafların rolleri ve üstlenecekleri sorumluluklar belirlenmelidir.

6-Eylem Planı tarafların görüşlerine sunulmalı ve onaylanmasını takiben birlikte uygulamaya alınmalıdır.

7-Uygulamaya alınan “Eylem Planı” önceden belirlenecek sürelerde gözden geçirilerek,  “biz neredeyiz?” sorusunun yanıtı aranmalı, saptanan sorunların çözüme kavuşturulması sağlanarak ”sürekli iyileştirme” yapılmalıdır.

8-Bu eylem planı valiler değişse de uygulamasına devam edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki “hür bir basın”, öteki tüm hürriyetlerin emniyet sübabıdır.

İlgili Yazılar

Turhal Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nde dekanlık devir teslimi

TOKATtan Haber

Zile’nin yeni yüzü “Atatürk Parkı”

TOKATtan Haber

Alman Basınına Göre TL’yi Eriten ve Berat Albayrak’ı İstifaya Götüren 5 Neden

TOKATtan Haber

Yorum Yaz

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.